Sağlık İçinde Sağlık ve Hastalığı Tanımlama Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Sağlık' içinde 'Sağlık ve Hastalığı Tanımlama' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(adjective) otoimmün
Örnek:
(adjective) bulaşıcı, iletişim kurulabilir
Örnek:
(adjective) kronik, sürekli, alışkanlık haline gelmiş
Örnek:
(noun) yakalama, tutma;
(adjective) bulaşıcı, çekici
Örnek:
(adjective) iyi huylu, nazik
Örnek:
(adjective) otistik
Örnek:
(adjective) asemptomatik, belirtisiz
Örnek:
(adjective) doğuştan, fıtri
Örnek:
(adjective) bulaşıcı
Örnek:
(adjective) dejeneratif
Örnek:
(adjective) ateşli, heyecanlı
Örnek:
(adjective) tedavisi olmayan, iyileşmez
Örnek:
(adjective) bulaşıcı, enfeksiyöz, etkileyici
Örnek:
(adjective) iltihaplı, kışkırtıcı, tahrik edici
Örnek:
(adjective) malign, kötü niyetli
Örnek:
(adverb) zihinsel olarak, aklen, akılda
Örnek:
(adjective) hafif, ılımlı, yumuşak huylu
Örnek:
(adjective) hastalıklı, ürkütücü, patolojik
Örnek:
(adjective) patolojik, hastalıklı, kompulsif
Örnek:
(adjective) psikosomatik
Örnek:
(adjective) sakin, durgun, hareketsiz
Örnek:
(adjective) romatizmal
Örnek:
(adjective) terminal, son, ölümcül;
(noun) terminal, istasyon, uç
Örnek:
(adjective) tüberkülozlu, veremle ilgili, yumrulu
Örnek:
(adjective) agresif, saldırgan, kararlı
Örnek:
(adjective) alerjik, hoşlanmayan
Örnek:
(adjective) anemik, kansız, cansız
Örnek:
(noun) astımlı;
(adjective) astımlı, astıma bağlı
Örnek:
(noun) diyabetli, şeker hastası;
(adjective) diyabetik, şeker hastalığına ait
Örnek:
(adjective) hastalıklı, hasta
Örnek:
(adjective) zayıflamış, cılız, bitkin
Örnek:
(adjective) yaşamı sınırlayıcı
Örnek:
(adjective) sıtma ile ilgili, sıtmalı
Örnek:
(adjective) mide bulandırıcı, bulantılı, iğrenç
Örnek:
(adjective) viral, hızla yayılan
Örnek:
(adjective) virülan, zararlı, şiddetli
Örnek:
(adjective) bildirimi zorunlu, bildirilebilir
Örnek:
(adjective) solgun, halsiz
Örnek:
(adjective) çölyak, karınla ilgili
Örnek:
(adjective) semptomatik, belirtisel
Örnek:
(adjective) boşa harcanmış, kayıp, bitkin;
(past participle) harcadı, boşa gitti
Örnek:
(adjective) yetersiz beslenmiş, beslenme bozukluğu olan
Örnek:
(adjective) elverişsiz, uygunsuz, formsuz
Örnek:
(adjective) sağlıksız, hastalıklı
Örnek:
(adjective) zayıf, güçsüz, ikna edici olmayan
Örnek:
(adjective) köhne, bakımsız, bitkin
Örnek:
(adjective) deniz tutmuş, mide bulantısı çeken
Örnek:
(adjective) hasta, mide bulantısı olan, harika;
(verb) kusmak, istifra etmek
Örnek:
(noun) parçalanma, bölünme;
(adjective) şiddetli, zonklayan;
(verb) çatlayan, bölünen
Örnek:
(adjective) kalıtsal, miras yoluyla geçen
Örnek:
(adjective) genetik
Örnek:
(adjective) anoreksik;
(noun) anoreksik
Örnek:
(adjective) kısıtlı, sıkıntılı, çökmüş;
(verb) çimdiklemek, sıkmak, çalmak
Örnek:
(idiom) deniz tutmasına alışma, denizci bacakları, ayak uydurmak
Örnek: