Yemek, İçmek ve Servis İçinde Yemek Mekanları Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Yemek, İçmek ve Servis' içinde 'Yemek Mekanları' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) çubuk, parmaklık, bar;
(verb) engellemek, yasaklamak, men etmek
Örnek:
(noun) bistro, küçük lokanta
Örnek:
(noun) brasserie
Örnek:
(noun) kafe, kahvehane
Örnek:
(noun) kafeterya, yemekhane
Örnek:
(noun) paket servis, al götür;
(adjective) paket servis, al götür
Örnek:
(noun) carvery, et büfesi
Örnek:
(noun) müşteri, yemek yiyen, lokanta
Örnek:
(noun) yemekli tiyatro
Örnek:
(noun) arabaya servis, drive-thru;
(adjective) arabaya servis, drive-thru
Örnek:
(noun) yemek katı, yemek alanı
Örnek:
(noun) lokanta, restoran
Örnek:
(noun) gastropub
Örnek:
(noun) yağlı kaşık, ucuz lokanta
Örnek:
(noun) lokanta, küçük restoran
Örnek:
(noun) pizzacı
Örnek:
(noun) restoran
Örnek:
(noun) yol kenarı hanı, yol kenarı lokantası
Örnek:
(noun) snack bar, büfe
Örnek:
(noun) et restoranı, steakhouse
Örnek:
(noun) paket servis, paket yemek, al götür;
(adjective) paket, al götür
Örnek:
(noun) çay odası, çay evi
Örnek:
(noun) trattoria, İtalyan restoranı
Örnek:
(noun) şarap barı
Örnek:
(noun) bira bahçesi
Örnek:
(noun) kahvehane, kafe
Örnek:
(noun) Tex-Mex, Tex-Mex mutfağı;
(adjective) Tex-Mex, Tex-Mex ile ilgili
Örnek:
(noun) çay evi, çayhane
Örnek:
(noun) yemek vagonu, restoran vagonu
Örnek:
(noun) şarküteri, gurme dükkanı, şarküteri bölümü
Örnek:
(noun) yemek kamyonu, seyyar yemek aracı
Örnek:
(noun) fast-food restoranı
Örnek:
(noun) büfe, konsol;
(verb) savurmak, çarpmak, sarsmak
Örnek:
(noun) self-servis, otomatik servis;
(adjective) self-servis
Örnek:
(noun) sandviç barı, sandviççi
Örnek:
(noun) kabare, eğlence gösterisi, gece kulübü
Örnek:
(noun) yemekhane, kantin, matara
Örnek:
(noun) kahve barı, kafe
Örnek:
(noun) kahve dükkanı, kafe
Örnek:
(noun) kantin, askeri mağaza, cezaevi mağazası
Örnek:
(noun) internet kafe, siber kafe
Örnek:
(noun) ızgara, mangal, ızgara restoranı;
(verb) ızgara yapmak, pişirmek, sorgulamak
Örnek:
(noun) küçük ve salaş yer, köhne yer;
(adjective) küçük ve salaş, dar
Örnek:
(noun) eklem, birleşim yeri, mekan;
(adjective) ortak, müşterek;
(verb) birleştirmek, eklemek
Örnek:
(noun) salon, büyük oda, bar
Örnek:
(noun) kulüp, dernek, sopa;
(verb) sopalamak, vurmak
Örnek: