Sinema ve Tiyatro İçinde Sinematik Ekipman Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Sinema ve Tiyatro' içinde 'Sinematik Ekipman' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) kamera, fotoğraf makinesi
Örnek:
(noun) kutu, teneke, tüp
Örnek:
(noun) selüloit, sinema filmi
Örnek:
(noun) klaket, çekim tahtası
Örnek:
(noun) yönetmen koltuğu
Örnek:
(noun) bebek, oyuncak bebek, dolly;
(verb) dolly yapmak, kamera ile hareket etmek
Örnek:
(noun) storyboard, hikaye panosu;
(verb) storyboard yapmak, hikaye panosu hazırlamak
Örnek:
(noun) projektör, sel ışığı;
(verb) projektörle aydınlatmak, ışıklandırmak
Örnek:
(abbreviation) HD, yüksek çözünürlük
Örnek:
(noun) deklanşör, panjur;
(verb) kapatmak, faaliyetini durdurmak
Örnek:
(noun) video kamera
Örnek:
(noun) tripod, üçayak
Örnek:
(noun) mikser, karıştırıcı, sosyal insan
Örnek:
(noun) projektör, yansıtıcı
Örnek:
(noun) makara, bobin, reel;
(verb) sendelmek, yalpalamak, sarmak
Örnek:
(noun) film şeridi, diafilm
Örnek:
(noun) hareket yakalama, mocap
Örnek:
(noun) film, tabaka;
(verb) film çekmek, kaydetmek
Örnek:
(noun) spot ışığı, sahne ışığı, ilgi odağı;
(verb) spot ışığıyla aydınlatmak, vurgulamak
Örnek: