Anlaşma İçinde İkna ve Arabuluculuk 2 Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Anlaşma' içinde 'İkna ve Arabuluculuk 2' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(verb) arabuluculuk yapmak, uzlaştırmak, sağlamak
Örnek:
(noun) arabuluculuk, hakemlik
Örnek:
(noun) arabulucu, uzlaştırıcı
Örnek:
(noun) moderatör, yönetici, çevrimiçi moderatör
Örnek:
(verb) etkilemek, rüşvet vermek, manipüle etmek
Örnek:
(noun) barış gücü, arabulucu
Örnek:
(noun) barışçı, arabulucu
Örnek:
(verb) ikna etmek, razı etmek, inandırmak
Örnek:
(noun) ikna, inandırma, inanç
Örnek:
(adjective) ikna edici, inandırıcı
Örnek:
(verb) basmak, preslemek, ütülemek;
(noun) basın, medya, pres
Örnek:
(noun) basınç, tazyik, baskı;
(verb) baskı yapmak, zorlamak
Örnek:
(verb) basınçlandırmak, basınç uygulamak, baskı yapmak
Örnek:
(phrasal verb) ikna etmek, razı etmek
Örnek:
(verb) itmek, ilerlemek, baskı yapmak;
(noun) itme, baskı, çaba
Örnek:
(phrasal verb) mantıklı konuşmak, ikna etmek
Örnek:
(verb) baştan çıkarmak, ayartmak, çekmek
Örnek:
(adjective) gümüş dilli, güzel konuşan, ikna edici
Örnek:
(phrasal verb) yumuşatmak, ikna etmek, gönlünü almak
Örnek:
(verb) sallanmak, dalgalanmak, etkilemek;
(noun) sallanma, dalgalanma, etki
Örnek:
(verb) tatlandırmak, şeker katmak, yumuşatmak
Örnek:
(phrasal verb) ikna etmek, razı etmek
Örnek:
(phrasal verb) birini bir şeyden vazgeçirmek, birini caydırmak
Örnek:
(verb) cezbetmek, ayartmak, baştan çıkarmak
Örnek:
(idiom) birinin kolunu bükmek, birini ikna etmek
Örnek:
(noun) istek, dürtü, arzu;
(verb) şiddetle tavsiye etmek, teşvik etmek, zorlamak
Örnek:
(verb) koparmak, ikna etmek, tatlı dille kandırmak
Örnek:
(phrasal verb) kazanmak, ikna etmek
Örnek:
(phrasal verb) üzerinde çalışmak, geliştirmek, ikna etmeye çalışmak
Örnek: