TOEFL için Temel Kelime Bilgisi İçinde İpuçları ve Kurallar Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'TOEFL için Temel Kelime Bilgisi' içinde 'İpuçları ve Kurallar' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) danışmanlık, rehberlik
Örnek:
(noun) danışman, konsültan
Örnek:
(verb) danışmak, fikir almak, istişare etmek
Örnek:
(noun) teklif, öneri, evlenme teklifi
Örnek:
(noun) önerme, iddia, teklif;
(verb) teklif etmek, önermek
Örnek:
(noun) meydan okuma, düello çağrısı, zorluk;
(verb) meydan okumak, itiraz etmek, sorgulamak
Örnek:
(phrasal verb) önermek, sunmak, aday göstermek
Örnek:
(phrasal verb) üzerine harekete geçmek, gereğini yapmak, üzerinde etki etmek
Örnek:
(noun) istek, dürtü, arzu;
(verb) şiddetle tavsiye etmek, teşvik etmek, zorlamak
Örnek:
(adverb) alternatif olarak, başka bir seçenekle
Örnek:
(noun) geri bildirim, dönüt, geri besleme
Örnek:
(noun) rehberlik, yönlendirme, tavsiye
Örnek:
(noun) ipucu, ima, işaret;
(verb) ima etmek, işaret etmek, belli etmek
Örnek:
(noun) mentor, akıl hocası;
(verb) mentorluk yapmak, rehberlik etmek
Örnek:
(verb) vaaz vermek, öğüt vermek, vaaz etmek
Örnek:
(adjective) vadesi gelmiş, beklenen, borçlu;
(adverb) tam, doğrudan;
(noun) aidat, ücret
Örnek:
(noun) izin, ruhsat;
(verb) izin vermek, müsaade etmek
Örnek:
(noun) yükümlülük, görev, mecburiyet
Örnek:
(adjective) yasak, menedilmiş;
(past participle) yasaklanmış
Örnek:
(adjective) zorunlu, mecburi
Örnek:
(verb) dayatmak, uygulamak, yük olmak
Örnek:
(noun) yönerge, kılavuz
Örnek:
(noun) düzenleme, yönetmelik, kural
Örnek:
(noun) gereksinim, şart, eğitim gereksinimi
Örnek:
(noun) kısıtlama, sınırlama
Örnek:
(noun) yasak, men, Yasak
Örnek:
(verb) yasaklamak, engellemek
Örnek:
(verb) gözlemlemek, fark etmek, belirtmek
Örnek:
(noun) katılık, sertlik
Örnek:
(noun) gereklilik, ihtiyaç, gereken şey
Örnek:
(noun) bağlılık, adanmışlık, taahhüt
Örnek:
(noun) uyum, itaat, uyumluluk
Örnek:
(verb) ihlal etmek, çiğnemek, kutsallığını bozmak
Örnek: