SAT'de Beşeri Bilimler ile ilgili kelime bilgisi İçinde Sanat ve El Sanatları Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'SAT'de Beşeri Bilimler ile ilgili kelime bilgisi' içinde 'Sanat ve El Sanatları' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) ekspresyonist, dışavurumcu;
(adjective) ekspresyonist, dışavurumcu
Örnek:
(adjective) post-empresyonist;
(noun) post-empresyonist ressam
Örnek:
(adjective) modernist;
(noun) modernist
Örnek:
(noun) sürrealist;
(adjective) sürrealist
Örnek:
(noun) natüralizm, felsefi natüralizm
Örnek:
(noun) eser, tüm eserler
Örnek:
(adjective) kavramsal
Örnek:
(adjective) soyut, teorik;
(noun) özet, abstrakt;
(verb) ayırmak, çıkarmak, soyutlamak
Örnek:
(adjective) avangart, öncü;
(noun) avangart, öncüler
Örnek:
(adjective) estetik;
(noun) estetik, sanatsal ilkeler
Örnek:
(noun) vitrin, teşhir dolabı, sergi;
(verb) sergilemek, göstermek, sunmak
Örnek:
(noun) kurulum, montaj, enstalasyon
Örnek:
(noun) sergi, fuar, sergileme
Örnek:
(noun) küratör, müze görevlisi
Örnek:
(noun) türev, türetilmiş şey, türevler;
(adjective) türetilmiş, ikincil
Örnek:
(verb) yeniden hayal etmek, yeniden kurgulamak
Örnek:
(verb) tasvir etmek, resmetmek, betimlemek
Örnek:
(verb) yakalamak, ele geçirmek, esir almak;
(noun) yakalama, ele geçirme, esir alma
Örnek:
(noun) heykeltıraş
Örnek:
(noun) karikatürist, çizgi filmci
Örnek:
(noun) fırça darbesi
Örnek:
(noun) kontrast, zıtlık;
(verb) karşılaştırmak, zıtlaştırmak
Örnek:
(verb) açıklamak, örneklemek, resimlemek
Örnek:
(noun) portre sanatı, portre ressamlığı
Örnek:
(noun) bakış açısı, perspektif
Örnek:
(noun) duvar resmi, fresk;
(adjective) duvarla ilgili, duvar
Örnek:
(noun) grafiti
Örnek:
(noun) plan, taslak, model;
(verb) planlamak, tasarlamak
Örnek:
(noun) kaligrafi, hüsnühat
Örnek:
(adjective) monokromatik, tek renkli
Örnek:
(noun) kolaj, karışım, derleme
Örnek:
(noun) noktacılık
Örnek:
(noun) kukla, maket, temsili resim
Örnek:
(noun) bazilika, büyük salon, katolik kilisesi
Örnek:
(adjective) tonozlu, kemerli;
(verb) atlamak, sıçramak
Örnek:
(adjective) mimari
Örnek:
(noun) iplik, yün, hikaye;
(verb) hikaye anlatmak, sohbet etmek
Örnek:
(noun) duvar halısı, goblen, dokuma
Örnek:
(noun) örnek, seçki, nakış örneği
Örnek:
(noun) tığ işi;
(verb) tığ işi yapmak
Örnek:
(noun) el işi, gergef işi
Örnek:
(verb) işlemek, nakış yapmak, süslemek
Örnek:
(noun) aplikasyon, yama;
(verb) aplikasyon yapmak, yama yapmak
Örnek:
(noun) boya, renklendirici;
(verb) boyamak, renklendirmek
Örnek:
(noun) özgün baskı, baskı resim
Örnek:
(noun) motif, tema, desen
Örnek:
(noun) çanak çömlek, seramik, çanak çömlekçilik
Örnek:
(noun) sır, vernik, parlaklık;
(verb) sırlamak, parlatmak, donuklaşmak
Örnek:
(noun) el sanatı, zanaat
Örnek:
(noun) origami, kağıt katlama sanatı
Örnek:
(noun) oymacı, heykeltıraş, oyma bıçağı
Örnek:
(noun) zanaatkar, esnaf
Örnek:
(noun) dokumacı, dokumacı kuşu
Örnek: