Avatar of Vocabulary Set Zihniyet

IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 8-9) İçinde Zihniyet Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'IELTS Akademik Kelime Bilgisi (Band 8-9)' içinde 'Zihniyet' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

schizophrenia

/ˌskɪt.səˈfriː.ni.ə/

(noun) şizofreni

Örnek:

He was diagnosed with schizophrenia after experiencing hallucinations.
Halüsinasyonlar yaşadıktan sonra kendisine şizofreni teşhisi konuldu.

neurosis

/nʊˈroʊ.sɪs/

(noun) nevroz

Örnek:

She developed a severe neurosis after the traumatic event.
Travmatik olaydan sonra ciddi bir nevroz geliştirdi.

dissociation

/dɪˌsoʊ.ʃiˈeɪ.ʃən/

(noun) ayrışma, kopma, dissosiasyon

Örnek:

The dissociation of water into hydrogen and oxygen is a chemical process.
Suyun hidrojen ve oksijene ayrışması kimyasal bir süreçtir.

cognitive behavioral therapy

/ˌkɑːɡnɪtɪv bɪˈheɪvjərəl ˈθerəpi/

(noun) bilişsel davranışçı terapi

Örnek:

Cognitive behavioral therapy is often used to treat anxiety disorders.
Bilişsel davranışçı terapi genellikle anksiyete bozukluklarını tedavi etmek için kullanılır.

psyche

/ˈsaɪ.ki/

(noun) ruh, zihin, can

Örnek:

The trauma had a profound effect on her psyche.
Travma onun ruhunda derin bir etki bıraktı.

psychosis

/saɪˈkoʊ.sɪs/

(noun) psikoz, ruhsal bozukluk

Örnek:

He was diagnosed with psychosis after experiencing hallucinations.
Halüsinasyonlar yaşadıktan sonra kendisine psikoz teşhisi konuldu.

catharsis

/kəˈθɑːr.sɪs/

(noun) katarsis, arınma, duygusal boşalım

Örnek:

Writing in her journal was a form of catharsis for her.
Günlük yazmak onun için bir katarsis biçimiydi.

body dysmorphic disorder

/ˈbɑː.di dɪsˈmɔːr.fɪk dɪsˌɔːr.dɚ/

(noun) beden dismorfik bozukluğu

Örnek:

She was diagnosed with body dysmorphic disorder after years of obsessing over her nose.
Yıllarca burnuna takıntılı olduktan sonra kendisine beden dismorfik bozukluğu teşhisi konuldu.

obsessive-compulsive disorder

/əbˌses.ɪv.kəmˈpʌl.sɪv dɪsˈɔːr.dər/

(noun) obsesif-kompulsif bozukluk, OKB

Örnek:

She was diagnosed with obsessive-compulsive disorder after years of struggling with repetitive handwashing.
Yıllarca tekrarlayan el yıkama sorunlarıyla mücadele ettikten sonra kendisine obsesif-kompulsif bozukluk teşhisi konuldu.

post-traumatic stress disorder

/poʊstˌtrɑːmætɪk ˈstres dɪsɔːrdər/

(noun) travma sonrası stres bozukluğu, TSSB

Örnek:

Many veterans suffer from post-traumatic stress disorder after returning from combat.
Birçok gazi, savaştan döndükten sonra travma sonrası stres bozukluğundan muzdariptir.

attention deficit hyperactivity disorder

/əˌten.ʃən ˌdef.ə.sɪt ˌhaɪ.pɚ.æk.tɪv.ə.t̬i dɪsˈɔːr.dɚ/

(noun) dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu

Örnek:

Children with attention deficit hyperactivity disorder may struggle with focus in school.
Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar okulda odaklanmakta zorlanabilirler.

psychotic

/saɪˈkɑː.t̬ɪk/

(adjective) psikotik, çılgın, deli;

(noun) psikotik

Örnek:

He was diagnosed with a psychotic disorder.
Ona psikotik bir bozukluk teşhisi konuldu.

borderline personality disorder

/ˈbɔːrdərlaɪn pɜːrsəˈnælɪti dɪsˈɔːrdər/

(noun) sınırda kişilik bozukluğu

Örnek:

She was diagnosed with borderline personality disorder after years of struggling with emotional instability.
Duygusal dengesizlikle yıllarca mücadele ettikten sonra kendisine sınırda kişilik bozukluğu teşhisi konuldu.

dissociative identity disorder

/dɪˌsoʊ.si.ə.tɪv aɪˈden.t̬ə.t̬i dɪsˈɔːr.dər/

(noun) dissosiyatif kimlik bozukluğu, çoklu kişilik bozukluğu

Örnek:

She was diagnosed with dissociative identity disorder after years of unexplained memory gaps and shifts in behavior.
Yıllarca süren açıklanamayan hafıza boşlukları ve davranış değişikliklerinden sonra kendisine dissosiyatif kimlik bozukluğu teşhisi konuldu.

defense mechanism

/dɪˈfens ˌmek.ə.nɪ.zəm/

(noun) savunma mekanizması

Örnek:

Humor can be a powerful defense mechanism against stress.
Mizah, strese karşı güçlü bir savunma mekanizması olabilir.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren