DERS KİTAPLARINA YAKIN 600 KELİME İçinde 1-50 Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'DERS KİTAPLARINA YAKIN 600 KELİME' içinde '1-50' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) kredi kartı
Örnek:
(noun) kuru temizleme
Örnek:
(noun) oda servisi
Örnek:
(noun) teleferik, kabinli teleferik
Örnek:
(noun) evde konaklama, aile yanı konaklama
Örnek:
(noun) üniversite, yüksekokul, öğretim kadrosu ve öğrencileri
Örnek:
(adjective) profesyonel, mesleki, becerikli;
(noun) profesyonel, uzman
Örnek:
(noun) tarla, saha, alan;
(verb) yanıtlamak, karşılamak
Örnek:
(noun) ağ, şebeke, bilgisayar ağı;
(verb) ağa bağlamak, iletişim kurmak
Örnek:
(verb) bakımını yapmak, sürdürmek, korumak
Örnek:
(noun) sap, kulp;
(verb) idare etmek, ele almak
Örnek:
(adjective) dar, sınırlı;
(verb) daraltmak, azaltmak
Örnek:
(adverb) derinden, yoğun bir şekilde, derinlemesine
Örnek:
(adjective) rahatlamış, içi ferahlamış
Örnek:
(adjective) depresif, morali bozuk, durgun
Örnek:
(adjective) ilham verici, esinlendirici
Örnek:
(verb) çabalamak, mücadele etmek;
(noun) mücadele, çaba
Örnek:
(noun) motivasyon, güdü, istek
Örnek:
(noun) gözden geçirme, değerlendirme, eleştiri;
(verb) gözden geçirmek, değerlendirmek, eleştirmek
Örnek:
(adverb) düzenli olarak, sık sık, simetrik olarak
Örnek:
(adverb) verimli bir şekilde, etkin bir şekilde
Örnek:
(verb) korumak, tutmak, emmek
Örnek:
(verb) takip etmek, kovalamak, sürdürmek
Örnek:
(verb) teklif etmek, sunmak, önermek;
(noun) teklif, öneri, indirim
Örnek:
(adjective) uyumlu, esnek
Örnek:
(noun) konum, yer, pozisyon;
(verb) konumlandırmak, yerleştirmek, pozisyon vermek
Örnek:
(adjective) geçici, muvakkat
Örnek:
(noun) mevsim, sezon;
(verb) baharatlamak, tatlandırmak
Örnek:
(noun) adım, tempo, hız;
(verb) dolaşmak, adımlamak, adımlayarak ölçmek
Örnek:
(noun) talep, istek, ihtiyaç;
(verb) talep etmek, istemek, gerektirmek
Örnek:
(noun) tutku, ihtiras, heves
Örnek:
(noun) yardım, destek, asistanlık;
(verb) yardım etmek, desteklemek, katkıda bulunmak
Örnek:
(phrasal verb) çözmek, anlamak, bulmak
Örnek:
(phrasal verb) gerçekleştirmek, yapmak
Örnek:
(phrasal verb) ilgilenmek, başa çıkmak, iş yapmak
Örnek:
(phrasal verb) doldurmak, tamamlamak, kilo almak
Örnek:
(noun) takas, değişim, borsa;
(verb) takas etmek, değiştirmek
Örnek:
(plural noun) eşyalar, mal varlığı, aidiyetler
Örnek:
(noun) sigorta, sigortacılık
Örnek:
(noun) para birimi, geçerlilik, yaygınlık
Örnek:
(noun) denizanası, pısırık, iradesiz kişi
Örnek:
(noun) ders, özel ders, eğitim
Örnek:
(noun) memnuniyet, tatmin, karşılama
Örnek:
(noun) promosyon, tanıtım, terfi
Örnek:
(noun) ilerleme, gelişme;
(verb) ilerlemek, gelişmek
Örnek:
(adjective) adım adım, kademeli;
(adverb) adım adım
Örnek:
(noun) talimat, yönerge, eğitim
Örnek:
(adjective) karmaşık, kompleks, anlaşılması zor;
(noun) kompleks, binalar topluluğu, psikolojik sorun
Örnek:
(noun) yazılım
Örnek:
(adjective) tercih edilebilir, daha iyi
Örnek: