8. Sınıf İçinde Ünite 4: Geleneklerimiz ve Göreneklerimiz Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'8. Sınıf' içinde 'Ünite 4: Geleneklerimiz ve Göreneklerimiz' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(verb) kabul etmek, almak, onaylamak
Örnek:
(phrasal verb) ilişkisini kesmek, ayrılmak, sapmak
Örnek:
(adverb) saat yönünde;
(adjective) saat yönünde
Örnek:
(noun) iltifat, övgü;
(verb) iltifat etmek, övmek
Örnek:
(noun) rota, yön, akış;
(verb) akmak, dolaşmak
Örnek:
(noun) çatal bıçak takımı, sofra takımı
Örnek:
(noun) film şeridi, diafilm
Örnek:
(noun) ev sahibi, çok sayıda, kalabalık;
(verb) ev sahipliği yapmak, sunmak, barındırmak
Örnek:
(noun) ev sahibi kadın, hostes, karşılama görevlisi
Örnek:
(noun) nesil, üretim, oluşturma
Örnek:
(noun) çocuk, yavru, nesil
Örnek:
(verb) mecbur etmek, zorlamak, yardım etmek
Örnek:
(noun) avuç içi, palmiye;
(verb) saklamak, kakalamak
Örnek:
(phrasal verb) aktarmak, miras bırakmak, iletmek
Örnek:
(noun) diş, çatal dişi, kol;
(verb) ayrılmak, çatallanmak
Örnek:
(verb) yansıtmak, geri göndermek, düşünmek
Örnek:
(adjective) keskin, sivri, yoğun;
(adverb) keskin, tam;
(noun) diyez
Örnek:
(adjective) sosyal, cana yakın;
(noun) sosyal etkinlik, toplantı
Örnek:
(adjective) tam isabet, doğru;
(adverb) tam olarak, doğru bir şekilde
Örnek:
(noun) sprey, püskürtücü, dal;
(verb) püskürtmek, serpmek
Örnek:
(verb) yayılmak, dağılmak, yaymak;
(noun) yayılma, dağılma, sürülebilir
Örnek:
(noun) sofra adabı, yemek yeme adabı
Örnek:
(noun) bahşiş, ipucu, tavsiye;
(verb) bahşiş vermek, devirmek, eğmek
Örnek:
(noun) birlik, uyum, bütünlük
Örnek:
(adverb) yukarı doğru, yukarı, artarak;
(adjective) yukarı yönlü, yükselen
Örnek: