Avatar of Vocabulary Set Acele

Zaman İçinde Acele Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Zaman' içinde 'Acele' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

haul ass

/hɔl æs/

(idiom) acele etmek, defolup gitmek

Örnek:

We need to haul ass if we want to make it to the airport on time.
Havaalanına zamanında yetişmek istiyorsak acele etmeliyiz.

against the clock

/əˈɡɛnst ðə klɑk/

(idiom) zamana karşı, çok aceleyle

Örnek:

We were working against the clock to finish the project before the deadline.
Projeyi son teslim tarihinden önce bitirmek için zamana karşı çalışıyorduk.

beat the clock

/biːt ðə klɑːk/

(idiom) zamana karşı yarışmak, süre dolmadan bitirmek

Örnek:

We had to work quickly to beat the clock and submit the report on time.
Raporu zamanında teslim etmek için zamana karşı yarışmak zorundaydık.

get a move on

/ɡɛt ə muv ɑn/

(idiom) hızlanmak, acele etmek

Örnek:

We need to get a move on if we want to catch the train.
Trenini yakalamak istiyorsak hızlanmalıyız.

get your ass in gear

/ɡɛt jʊər æs ɪn ɡɪr/

(idiom) kıçını kaldırıp işe koyulmak, hızlanmak

Örnek:

You need to get your ass in gear if you want to finish this project on time.
Bu projeyi zamanında bitirmek istiyorsan kıçını kaldırıp işe koyulman gerekiyor.

jump the gun

/dʒʌmp ðə ɡʌn/

(idiom) aceleci davranmak, erken davranmak

Örnek:

I think you're jumping the gun by buying a house before you even have a job.
Daha işin bile yokken ev alarak aceleci davranıyorsun bence.

shake a leg

/ʃeɪk ə leɡ/

(idiom) acele etmek, hızlanmak

Örnek:

Come on, shake a leg! We're going to be late.
Hadi, acele et! Geç kalacağız.

the clock is ticking (down)

/ðə klɑk ɪz ˈtɪkɪŋ (daʊn)/

(idiom) zaman daralıyor, saat işliyor

Örnek:

We need to make a decision quickly, the clock is ticking.
Hızlıca karar vermemiz gerekiyor, zaman daralıyor.

a race against time

/ə reɪs əˈɡɛnst taɪm/

(idiom) zamana karşı yarış, zamanla mücadele

Örnek:

Rescuers were in a race against time to find the missing hikers before nightfall.
Kurtarma ekipleri, kayıp yürüyüşçüleri gün batımından önce bulmak için zamana karşı yarışıyordu.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren