Etkileşime girmek İçinde Yardım ve Destek Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Etkileşime girmek' içinde 'Yardım ve Destek' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /lɛnd ˈsʌmˌwʌn ə ˈhɛlpɪŋ hænd/
(idiom) yardım eli uzatmak, yardım etmek
Örnek:
Can you lend me a helping hand with these boxes?
Bu kutularla bana yardım edebilir misin?
/meɪk jərˈsɛlf ˈjuːsfəl/
(idiom) işe yaramak, faydalı olmak
Örnek:
Instead of just standing there, why don't you make yourself useful and help with the dishes?
Sadece orada durmak yerine, neden işe yaramıyorsun ve bulaşıklara yardım etmiyorsun?
/bi kruːəl tu bi kaɪnd/
(idiom) iyilik için acımasız olmak, birinin iyiliği için sert davranmak
Örnek:
I had to fire him, but sometimes you have to be cruel to be kind.
Onu kovmak zorunda kaldım ama bazen iyilik için acımasız olmak gerekir.
/ɪn ɡʊd hændz/
(idiom) emin ellerde, iyi bakılıyor
Örnek:
Don't worry about your dog; he's in good hands with the pet sitter.
Köpeğin için endişelenme; hayvan bakıcısıyla emin ellerde.
/bi ðɛr fɔr/
(phrasal verb) yanında olmak, desteklemek
Örnek:
I know I can always count on my best friend to be there for me.
En iyi arkadaşımın her zaman yanımda olacağına güvenebilirim.
have somebody’s interests at heart
/hæv ˈsʌmˌbɑdiz ˈɪntrəsts æt hɑrt/
(idiom) birinin iyiliğini düşünmek, birinin çıkarlarını gözetmek
Örnek:
I know she always has my interests at heart, even when she's being tough.
Biliyorum ki o her zaman benim iyiliğimi düşünüyor, sert davrandığında bile.
/ə ɡʊd tɜrn/
(idiom) bir iyilik, yardım
Örnek:
She did me a good turn by lending me her car when mine broke down.
Arabam bozulduğunda bana arabasını ödünç vererek büyük bir iyilik yaptı.
/ˈpep ˌtɔk/
(noun) moral konuşması, cesaretlendirme konuşması
Örnek:
The coach gave the team a pep talk before the big game.
Antrenör, büyük maçtan önce takıma bir moral konuşması yaptı.
/ə pɔrt ɪn ə stɔrm/
(idiom) fırtınada bir liman, zor zamanda sığınak
Örnek:
Her friendship was a port in a storm during his divorce.
Onun dostluğu, boşanması sırasında fırtınada bir liman gibiydi.