Avatar of Vocabulary Set Mutsuzluk ve Hayal Kırıklığı

His İçinde Mutsuzluk ve Hayal Kırıklığı Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'His' içinde 'Mutsuzluk ve Hayal Kırıklığı' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

doom and gloom

/duːm ənd ɡluːm/

(idiom) felaket ve kasvet, karamsarlık

Örnek:

Despite the current economic challenges, it's not all doom and gloom.
Mevcut ekonomik zorluklara rağmen, her şey felaket ve kasvet değil.

cry your eyes out

/kraɪ jʊər aɪz aʊt/

(idiom) gözleri şişene kadar ağlamak, hıçkıra hıçkıra ağlamak

Örnek:

She would cry her eyes out every time she watched that sad movie.
O hüzünlü filmi her izlediğinde gözleri şişene kadar ağlardı.

out of whack

/aʊt əv wæk/

(idiom) bozuk, düzensiz, çalışmıyor

Örnek:

My car's alignment is all out of whack after hitting that pothole.
O çukura çarptıktan sonra arabamın ayarı tamamen bozuldu.

someone's heart sinks

/ˈsʌm.wʌnz hɑːrt sɪŋks/

(idiom) içi cız etmek, hayal kırıklığına uğramak

Örnek:

When I saw the long queue, my heart sank.
Uzun kuyruğu görünce içim cız etti.

be down in the mouth

/bi daʊn ɪn ðə maʊθ/

(idiom) keyifsiz olmak, morali bozuk olmak

Örnek:

She's been down in the mouth ever since her pet cat went missing.
Evcil kedisi kaybolduğundan beri keyifsiz.

a kick in the teeth

/ə kɪk ɪn ðə tiːθ/

(idiom) büyük bir hayal kırıklığı, ihanet, ağır darbe

Örnek:

Losing the promotion after all that hard work was a kick in the teeth.
Tüm o sıkı çalışmadan sonra terfiyi kaybetmek büyük bir hayal kırıklığıydı.

black mood

/blæk muːd/

(idiom) kara ruh hali, depresif ruh hali

Örnek:

He's been in a black mood all day, so it's best to leave him alone.
Bütün gün kara bir ruh halinde, bu yüzden onu yalnız bırakmak en iyisi.

a long face

/ə ˌlɔŋ ˈfeɪs/

(idiom) suratı asık, üzgün surat

Örnek:

She had a long face after hearing the bad news.
Kötü haberi duyduktan sonra suratı asıldı.

out of sorts

/aʊt əv sɔrts/

(idiom) keyifsiz, halsiz, morali bozuk

Örnek:

She's been feeling a bit out of sorts since she caught a cold last week.
Geçen hafta soğuk algınlığı geçirdiğinden beri biraz keyifsiz hissediyor.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren