Davranış ve Yaklaşım İçinde Umursama veya Düşünme Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Davranış ve Yaklaşım' içinde 'Umursama veya Düşünme' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /meɪk ən æs əv jərˈself/
(idiom) kendini aptal durumuna düşürmek, rezil olmak
Örnek:
He tends to make an ass of himself when he drinks too much.
Çok içtiğinde kendini aptal durumuna düşürme eğilimindedir.
/ðə ɡlʌvz ɑːr ɔːf/
(idiom) eldivenler çıkarıldı, acımasızca
Örnek:
After weeks of negotiations, the gloves are off and both sides are ready for a tough battle.
Haftalar süren müzakerelerin ardından eldivenler çıkarıldı ve her iki taraf da zorlu bir mücadeleye hazır.
/aʊt əv hænd/
(idiom) kontrolden çıkmış, zapt edilemez, hemen
Örnek:
The party got a little out of hand.
Parti biraz kontrolden çıktı.
/rʌn ˈrʌfʃɑːd ˈoʊvər/
(idiom) hiçe saymak, kaba davranmak, ezip geçmek
Örnek:
The new manager tends to run roughshod over his employees' opinions.
Yeni yönetici, çalışanlarının fikirlerini hiçe sayma eğilimindedir.
/kʌt ˈsʌm.wʌn tu ðə kwɪk/
(idiom) derinden yaralamak, can evinden vurmak
Örnek:
Her harsh words cut him to the quick.
Sert sözleri onu derinden yaraladı.
/ɡɪv ə huːt/
(idiom) umursamak, aldırmak
Örnek:
I don't give a hoot what he thinks.
Onun ne düşündüğü umurumda değil.
/lʊk aʊt fɔr ˈnʌm.bər wʌn/
(idiom) kendini düşünmek, kendi çıkarını gözetmek
Örnek:
In this competitive industry, you really have to look out for number one.
Bu rekabetçi sektörde gerçekten kendine bakman gerekiyor.