En Yaygın 500 İngilizce İsim İçinde Top 76 - 100 Nouns Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'En Yaygın 500 İngilizce İsim' içinde 'Top 76 - 100 Nouns' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) öğrenci, talebe
Örnek:
(noun) yer, alan, oda;
(verb) konaklatmak, yerleştirmek
Örnek:
(noun) bilgi, veri
Örnek:
(noun) süreç, işlem, doğal süreç;
(verb) işlemek, işlemden geçirmek, işleme koymak
Örnek:
(noun) karar
Örnek:
(noun) çocuk, genç, oğlak;
(verb) şaka yapmak, dalga geçmek
Örnek:
(noun) telefon;
(verb) telefon etmek, aramak
Örnek:
(noun) film, sinema
Örnek:
(verb) göstermek, sergilemek, sunmak;
(noun) gösteri, şov, gösteriş
Örnek:
(noun) deneyim, olay;
(verb) deneyimlemek, yaşamak
Örnek:
(noun) tarih, geçmiş, tarihçe
Örnek:
(noun) parça, dilim, eser;
(verb) birleştirmek, onarmak
Örnek:
(noun) tür, çeşit, harf kalıbı;
(verb) yazmak, tuşlamak
Örnek:
(noun) enerji, canlılık
Örnek:
(noun) yüz, kadran, yüzey;
(verb) yüzleşmek, karşılaşmak, bakmak
Örnek:
(noun) ev, bina;
(verb) barındırmak, yerleştirmek
Örnek:
(noun) hükümet, yönetim, yönetim sistemi
Örnek:
(noun) ışık, lamba, ışık kaynağı;
(verb) yakmak, aydınlatmak;
(adjective) hafif, açık
Örnek:
(noun) ses, gürültü, boğaz;
(verb) ses çıkarmak, çalmak, görünmek;
(adjective) sağlam, sağlıklı, mantıklı;
(adverb) derin, tamamen
Örnek:
(noun) şehir, kent
Örnek:
(noun) beyin, zeka, akıl;
(verb) beynine vurmak, kafasına vurmak
Örnek:
(noun) sağlık, sağlık durumu, fiziksel durum
Örnek:
(noun) ayak, uzunluk birimi, etek;
(verb) yürümek, ayakla gitmek, ödemek
Örnek:
(noun) izleyici, dinleyici, okuyucu kitlesi
Örnek:
(noun) hayvan, canavar, barbar;
(adjective) hayvansal
Örnek: