C1 Seviyesi İçinde C1 - Riskli! Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'C1 Seviyesi' içinde 'C1 - Riskli!' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(adverb) şiddetle, keskin bir şekilde, anlayışlı bir şekilde
Örnek:
(adjective) olaylı, maceralı
Örnek:
(noun) gözü pek, cesur;
(adjective) gözü pek, cesur
Örnek:
(adjective) temkinli, ihtiyatlı, korunan
Örnek:
(adjective) sorumlu, yükümlü, eğilimli
Örnek:
(adjective) kötü şöhretli, adı çıkmış
Örnek:
(adjective) pervasız, düşüncesiz, umursamaz
Örnek:
(noun) döküntü, kaşıntı;
(adjective) aceleci, düşüncesiz
Örnek:
(adjective) temkinli, ihtiyatlı, şüpheci
Örnek:
(phrase) sağ salim, güvenli bir şekilde
Örnek:
(verb) kaçırmak, çevirmek, önlemek
Örnek:
(noun) dikkat, uyarı, ihtar;
(verb) uyarmak, ihtar etmek
Örnek:
(noun) uzlaşma, taviz, tehlikeye atma;
(verb) ödün vermek, tehlikeye atmak, zayıflatmak
Örnek:
(verb) cesaret etmek, cüret etmek;
(noun) cesaret, meydan okuma
Örnek:
(verb) kaçmak, firar etmek, sakınmak
Örnek:
(phrasal verb) hapsetmek, kapatmak, kilitlemek
Örnek:
(noun) uyarı, alarm;
(verb) uyarmak, ikaz etmek;
(adjective) tetikte, uyanık
Örnek:
(noun) sıkıntı, ızdırap, acı;
(verb) üzmek, sıkıntı vermek, rahatsız etmek
Örnek:
(noun) tehlike, risk;
(verb) tehlikeye atmak, göze almak
Örnek:
(verb) kumar oynamak, bahis yapmak, risk almak;
(noun) kumar, risk
Örnek:
(noun) tehlike, risk;
(verb) tehlikeye atmak, risk etmek
Örnek:
(noun) önlem, tedbir
Örnek:
(noun) tehdit, tehlike, bela;
(verb) tehdit etmek, tehlike oluşturmak
Örnek:
(noun) sığınak, barınak
Örnek:
(noun) ölü sayısı, can kaybı
Örnek:
(noun) kurtarma;
(verb) kurtarmak
Örnek:
(noun) güvence, koruma, önlem;
(verb) korumak, güvence altına almak, muhafaza etmek
Örnek:
(noun) korkaklık, ödleklik
Örnek:
(noun) cesaret, cüret, gözüpeklik
Örnek:
(noun) delilik, çılgınlık, aptallık
Örnek:
(adjective) izinsiz firar, izinsiz devamsız;
(adverb) izinsiz firar, kayboldu
Örnek: