B2 Seviyesi İçinde B2 - Hadi yapalım, olur mu? Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'B2 Seviyesi' içinde 'B2 - Hadi yapalım, olur mu?' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(verb) kabul etmek, onaylamak, selamlamak
Örnek:
(noun) yardım, destek, asistanlık;
(verb) yardım etmek, desteklemek, katkıda bulunmak
Örnek:
(noun) yaş sınırı
Örnek:
(verb) yasaklamak, men etmek;
(noun) yasak, men
Örnek:
(noun) çubuk, parmaklık, bar;
(verb) engellemek, yasaklamak, men etmek
Örnek:
(noun) durum, hal, koşul;
(verb) koşullandırmak, hazırlamak
Örnek:
(noun) talep, istek, ihtiyaç;
(verb) talep etmek, istemek, gerektirmek
Örnek:
(verb) sağlamak, etkinleştirmek
Örnek:
(noun) istisna
Örnek:
(noun) yönerge, kılavuz
Örnek:
(noun) gereklilik, ihtiyaç, gereken şey
Örnek:
(noun) izin, ruhsat;
(verb) izin vermek, müsaade etmek
Örnek:
(noun) düzenleme, yönetmelik, kural
Örnek:
(noun) yükümlülük, görev, mecburiyet
Örnek:
(noun) gereksinim, şart, eğitim gereksinimi
Örnek:
(verb) kısıtlamak, sınırlamak
Örnek:
(noun) kısıtlama, sınırlama
Örnek:
(noun) kural kitabı, yönetmelik, yerleşik kurallar
Örnek:
(verb) yasaklamak, men etmek
Örnek:
(adjective) yasak, menedilmiş;
(past participle) yasaklanmış
Örnek:
(adjective) kabul edilebilir, uygun, tatmin edici
Örnek:
(verb) vermek, tanımak, kabul etmek;
(noun) hibe, bağış
Örnek:
(adjective) zorunlu, mecburi
Örnek:
(adjective) zorunlu, mecburi, gerekli
Örnek:
(adjective) yasa dışı, kanunsuz
Örnek:
(verb) dayatmak, uygulamak, yük olmak
Örnek:
(verb) ısrar etmek, dayatmak, vurgulamak
Örnek:
(noun) katılık, sertlik
Örnek:
(adjective) hoşgörülü, müsamahakar, yumuşak
Örnek:
(adjective) sağlam, dayanıklı, sert
Örnek:
(conjunction) şartıyla, koşuluyla;
(past participle) sağlanan, temin edilen
Örnek:
(verb) yalvarmak, dilenmek
Örnek: