sighted kelimesinin Türkçe anlamı

sighted İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

sighted

US /ˈsaɪ.t̬ɪd/
UK /ˈsaɪ.tɪd/
"sighted" picture

Sıfat

gören, görüşlü

having the ability to see

Örnek:
The guide dog helps the visually impaired person navigate, while a sighted person can walk freely.
Rehber köpek görme engelli kişiye yol bulmada yardımcı olurken, gören bir kişi serbestçe yürüyebilir.
She is a sighted artist who creates beautiful sculptures.
O, güzel heykeller yaratan gören bir sanatçıdır.

Geçmiş Zaman Ortacı

görüldü, tespit edildi

to see or observe something, especially something unusual or unexpected

Örnek:
The rare bird was sighted near the lake.
Nadir kuş gölün yakınında görüldü.
A UFO was reportedly sighted over the city last night.
Dün gece şehir üzerinde bir UFO'nun görüldüğü bildirildi.