mediates kelimesinin Türkçe anlamı

mediates İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

mediates

US /ˈmiː.di.eɪts/
UK /ˈmiː.di.eɪts/

Fiil

1.

arabuluculuk yapmak, uzlaştırmak

intervene between people in a dispute in order to bring about an agreement or reconciliation

Örnek:
The UN often mediates in international conflicts.
BM, uluslararası çatışmalarda sık sık arabuluculuk yapar.
A third party mediates between the employer and the union.
Üçüncü bir taraf işveren ile sendika arasında arabuluculuk yapar.
2.

aracılık etmek, sağlamak

act as a means of conveying or reconciling

Örnek:
Language mediates between our thoughts and the external world.
Dil, düşüncelerimiz ile dış dünya arasında aracılık eder.
The internet mediates communication across vast distances.
İnternet, geniş mesafelerdeki iletişime aracılık eder.