lifts kelimesinin Türkçe anlamı

lifts İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

lifts

US /lɪfts/
UK /lɪfts/

İsim

1.

asansör

a device for carrying people or things up and down in a building; an elevator

Örnek:
Take the lift to the fifth floor.
Beşinci kata asansörle çıkın.
The hospital has several large lifts for patients and equipment.
Hastane, hastalar ve ekipman için birkaç büyük asansöre sahiptir.
2.

bırakma, araba ile götürme

a ride in a vehicle, especially one given free to someone who does not have their own transport

Örnek:
Can you give me a lift to the station?
Beni istasyona kadar bırakabilir misin?
I got a lift home from a friend.
Bir arkadaşımdan eve bırakılma aldım.
3.

moral, canlılık

a feeling of increased cheerfulness or optimism

Örnek:
The good news gave her a real lift.
İyi haber ona gerçek bir moral verdi.
A cup of coffee always gives me a lift in the morning.
Bir fincan kahve sabahları bana her zaman bir canlılık verir.

Fiil

1.

kaldırmak, yükseltmek

raise to a higher position or level

Örnek:
He lifts the heavy box with ease.
Ağır kutuyu kolayca kaldırır.
The fog began to lift, revealing the mountains.
Sis kalkmaya başladı, dağları ortaya çıkardı.
2.

kaldırmak, sonlandırmak

remove or end (a ban, restriction, or siege)

Örnek:
The government decided to lift the travel ban.
Hükümet seyahat yasağını kaldırmaya karar verdi.
The sanctions against the country were finally lifted.
Ülkeye uygulanan yaptırımlar nihayet kaldırıldı.