lifted kelimesinin Türkçe anlamı

lifted İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

lifted

US /ˈlɪftɪd/
UK /ˈlɪftɪd/

Fiil

1.

kaldırılmış, yükseltilmiş

raised to a higher position or level

Örnek:
He lifted the heavy box with ease.
Ağır kutuyu kolayca kaldırdı.
The fog lifted, revealing the mountains.
Sis kalktı, dağları ortaya çıkardı.
2.

kaldırılmış, sonlandırılmış

removed or ended (a restriction, ban, or blockade)

Örnek:
The travel ban was finally lifted.
Seyahat yasağı nihayet kaldırıldı.
The sanctions against the country were lifted.
Ülkeye uygulanan yaptırımlar kaldırıldı.

Sıfat

kaldırılmış, yükseltilmiş

having been raised or elevated

Örnek:
The lifted car allowed easy access to the undercarriage.
Kaldırılmış araba, alt şasiye kolay erişim sağladı.
She had a noticeably lifted spirit after the good news.
İyi haberden sonra belirgin şekilde yükselmiş bir ruh hali vardı.