edged kelimesinin Türkçe anlamı
edged İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
edged
US /edʒd/
UK /edʒd/
Sıfat
kenarlı, keskin
having an edge or border of a specified kind
Örnek:
•
The table had a beautifully carved, gold-edged top.
Masanın güzel oyulmuş, altın kenarlı bir üst kısmı vardı.
•
He wore a sharp, steel-edged sword at his side.
Yanında keskin, çelik kenarlı bir kılıç taşıyordu.
Fiil
1.
süzülmek, yavaşça ilerlemek
to move gradually or furtively in a specified direction
Örnek:
•
He edged closer to the door, hoping not to be noticed.
Fark edilmemeyi umarak kapıya doğru süzüldü.
•
The car edged its way through the narrow street.
Araba dar sokaktan yavaşça ilerledi.
2.
çevrelemek, kenar yapmak
to give an edge or border to
Örnek:
•
She edged the quilt with a delicate lace trim.
Yorganı narin bir dantel kenar ile çevreledi.
•
The garden path was edged with small, colorful stones.
Bahçe yolu küçük, renkli taşlarla çevriliydi.
İlgili Kelime: