bull kelimesinin Türkçe anlamı
bull İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
bull
US /bʊl/
UK /bʊl/
İsim
1.
2.
iri yarı adam, dev
a large, powerfully built man
Örnek:
•
He was a big bull of a man, with broad shoulders.
Geniş omuzlu, iri yarı bir boğa gibi adamdı.
•
The bouncer was a real bull, intimidating everyone at the door.
Fedai gerçek bir boğa gibiydi, kapıdaki herkesi korkutuyordu.
3.
papalık fermanı, ferman
a papal edict
Örnek:
•
The Pope issued a bull on religious freedom.
Papa, din özgürlüğü hakkında bir papalık fermanı yayınladı.
•
Historically, a bull was sealed with a lead seal.
Tarihsel olarak, bir papalık fermanı kurşun mühürle mühürlenirdi.
Fiil
zorla ilerlemek, itmek
to push or force one's way in a specified direction
Örnek:
•
He had to bull his way through the crowd.
Kalabalığın arasından zorla geçmek zorunda kaldı.
•
The police had to bull their way into the building.
Polis binaya zorla girmek zorunda kaldı.