"bring sb down" kelimesinin Türkçe anlamı

"bring sb down" İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

bring sb down

US /brɪŋ sʌm.bə.di daʊn/
UK /brɪŋ sʌm.bə.di daʊn/

Deyimsel Fiil

1.

üzmek, moralini bozmak

to make someone feel unhappy or depressed

Örnek:
Don't let his negativity bring you down.
Onun olumsuzluğu seni üzmesin.
The bad news really brought her down.
Kötü haberler onu gerçekten üzdü.
2.

düşürmek, itibarını sarsmak

to cause someone to lose power or status

Örnek:
The scandal threatened to bring down the government.
Skandal, hükümeti düşürmekle tehdit etti.
Their rivals tried to bring them down with false accusations.
Rakipleri, sahte suçlamalarla onları düşürmeye çalıştı.