bowed kelimesinin Türkçe anlamı

bowed İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

bowed

US /boʊd/
UK /bəʊd/

Fiil

1.

eğilmek, başını eğmek

bend the head or upper part of the body as a sign of respect, greeting, or shame

Örnek:
He bowed his head in prayer.
Dua ederken başını eğdi.
The audience bowed in respect to the king.
Seyirciler krala saygıyla eğildi.
2.

boyun eğmek, teslim olmak

yield to pressure or a superior force

Örnek:
The government finally bowed to public demand.
Hükümet sonunda halkın talebine boyun eğdi.
He refused to bow to their threats.
Tehditlerine boyun eğmeyi reddetti.

Sıfat

eğik, bükülmüş

bent or curved

Örnek:
The old man walked with a bowed back.
Yaşlı adam eğik bir sırtla yürüdü.
The tree branches were heavily bowed with snow.
Ağaç dalları karla ağır bir şekilde eğilmişti.