Avatar of Vocabulary Set Pencere Aksesuarları

Ev ve Bahçe İçinde Pencere Aksesuarları Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Ev ve Bahçe' içinde 'Pencere Aksesuarları' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

blind

/blaɪnd/

(adjective) kör, farkında olmayan;

(verb) kör etmek, gözünü almak, yanıltmak;

(noun) perde, panjur

Örnek:

She has been blind since birth.
Doğuştan kör.

drape

/dreɪp/

(verb) drapaj yapmak, örtmek;

(noun) drape, perde

Örnek:

She draped a shawl over her shoulders.
Omuzlarına bir şal attı.

curtain

/ˈkɝː.tən/

(noun) perde, bariyer, örtü;

(verb) perdelemek, perde takmak

Örnek:

She drew the curtains to block out the morning sun.
Sabah güneşini engellemek için perdeleri çekti.

shower curtain

/ˈʃaʊər ˌkɜːrtn/

(noun) duş perdesi

Örnek:

The new shower curtain has a beautiful floral design.
Yeni duş perdesi güzel bir çiçek desenine sahip.

net curtain

/ˈnet ˌkɝː.tən/

(noun) tül perde, file perde

Örnek:

She hung new net curtains in the living room window.
Oturma odası penceresine yeni tül perdeler astı.

shade

/ʃeɪd/

(noun) gölge, ton, perde;

(verb) gölgelemek, korumak, tonlamak

Örnek:

We sat in the shade of a large tree.
Büyük bir ağacın gölgesinde oturduk.

shutter

/ˈʃʌt̬.ɚ/

(noun) deklanşör, panjur;

(verb) kapatmak, faaliyetini durdurmak

Örnek:

The photographer adjusted the camera's shutter speed.
Fotoğrafçı kameranın deklanşör hızını ayarladı.

valance

/ˈvæl.əns/

(noun) valans, eteklik

Örnek:

She chose a floral valance to match her new curtains.
Yeni perdelerine uyması için çiçekli bir valans seçti.

venetian blind

/vɪˌniː.ʃən ˈblaɪnd/

(noun) jaluzi, Venedik perdesi

Örnek:

She adjusted the Venetian blind to let in more sunlight.
Daha fazla güneş ışığı girmesi için jaluziyi ayarladı.

swag

/swæɡ/

(noun) tarz, özgüven, hava;

(verb) süslemek, drapaj yapmak

Örnek:

He walks with a lot of swag, always looking confident.
Çok havalı yürüyor, her zaman kendine güvenli görünüyor.

cornice

/ˈkɔːr.nɪs/

(noun) korniş, saçak, kar çıkıntısı

Örnek:

The elegant room was adorned with a decorative cornice.
Zarif oda dekoratif bir korniş ile süslenmişti.

finial

/ˈfɪn.i.əl/

(noun) tepe süsü, sivri uç, dekoratif topuz

Örnek:

The architect designed a beautiful finial for the top of the gazebo.
Mimar, çardak tepesi için güzel bir tepe süsü tasarladı.

bracket

/ˈbræk.ɪt/

(noun) parantez, köşeli parantez, braket;

(verb) parantez içine almak, köşeli parantez içine almak, gruplandırmak

Örnek:

Please put the additional information in brackets.
Lütfen ek bilgileri parantez içine alın.

clip

/klɪp/

(noun) klips, toka, ataş;

(verb) kesmek, kırpmak, tutturmak

Örnek:

She used a paper clip to hold the documents together.
Belgeleri bir arada tutmak için bir ataş kullandı.

panel

/ˈpæn.əl/

(noun) panel, levha, kurul;

(verb) panellemek, kaplamak

Örnek:

The car door had a dented panel.
Araba kapısında ezik bir panel vardı.

curtain rod

/ˈkɜːr.tən rɑːd/

(noun) perde çubuğu, perde borusu

Örnek:

We need to buy a new curtain rod for the living room.
Oturma odası için yeni bir perde çubuğu almamız gerekiyor.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren