30. Gün - Ciddi Hastayım İçinde Temel 1 Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'30. Gün - Ciddi Hastayım' içinde 'Temel 1' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) yorgunluk, bitkinlik, yıpranma;
(verb) yormak, bitkin düşürmek
Örnek:
(noun) kontrol, sağlık kontrolü, denetim
Örnek:
(noun) belirti, semptom, işaret
Örnek:
(noun) hekim, doktor
Örnek:
(noun) teşhis, teşhis sonucu
Örnek:
(verb) reçete etmek, yazmak, öngörmek
Örnek:
(noun) iyileşme, kurtarma, geri alma
Örnek:
(verb) tanımak, fark etmek, kabul etmek
Örnek:
(verb) birleştirmek, bağlamak, katılmak;
(noun) eklem, birleşim yeri
Örnek:
(adjective) kapsamlı, detaylı
Örnek:
(verb) katılmak, iştirak etmek
Örnek:
(verb) tavsiye etmek, önermek
Örnek:
(adjective) gerekli, zorunlu, şart;
(noun) gereken, zorunlu olan
Örnek:
(noun) yetenek, beceri
Örnek:
(noun) ameliyat, cerrahi müdahale, işleyiş
Örnek:
(noun) temizlik, paklık
Örnek:
(noun) süre, müddet, devam süresi
Örnek:
(noun) muayene, inceleme, araştırma
Örnek:
(verb) ortadan kaldırmak, elemek, dışlamak
Örnek:
(adverb) kolayca, rahatça, açık ara
Örnek:
(adjective) diş, dental
Örnek:
(adjective) diyet, beslenme
Örnek:
(adjective) ilişkili, bağlantılı, akraba
Örnek:
(verb) iletmek, aktarmak, bulaştırmak
Örnek:
(adverb) periyodik olarak, düzenli olarak
Örnek:
(noun) tepki, karşılık, reaksiyon
Örnek:
(adjective) basit, kolay, sade;
(noun) basit, mütevazı
Örnek:
(noun) kapsam, haber, koruma
Örnek:
(noun) maruz kalma, açığa çıkma, ifşa
Örnek:
(adjective) farmasötik, ilaçla ilgili;
(noun) ilaç, farmasötik ürün
Örnek:
(noun) prim, ek ücret;
(adjective) premium, üstün kaliteli
Örnek:
(verb) hafifletmek, gidermek, değiştirmek
Örnek:
(noun) kombinasyon, birleşim, şifre
Örnek:
(adjective) bilinçli, farkında, kasıtlı
Örnek:
(noun) yoksunluk, mahrumiyet
Örnek:
(noun) sağlık, sağlık durumu, fiziksel durum
Örnek:
(verb) ikna etmek, teşvik etmek, neden olmak
Örnek:
(noun) sigorta, sigortacılık
Örnek:
(noun) beslenme, gıda, beslenme bilimi
Örnek:
(noun) önleme, korunma
Örnek:
(adjective) yatkın, hassas
Örnek: