2. Gün - Kıyafet Kuralları İçinde 900 Puan Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'2. Gün - Kıyafet Kuralları' içinde '900 Puan' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(adjective) yaygın, sıradan, olağan;
(noun) sıradanlık, klişe, basmakalıp söz
Örnek:
(noun) koruyucu önlük, iş önlüğü
Örnek:
(noun) ifade, tanıklık, kanıt
Örnek:
(noun) uygunluk, mutabakat
Örnek:
(verb) zorlamak, mecbur etmek, sağlamak
Örnek:
(adjective) çok önemli, kritik, hayati
Örnek:
(adverb) zahmetsizce, kolayca
Örnek:
(phrase) dolayısıyla, anısına, gereği
Örnek:
(adverb) istemeden, yanlışlıkla, farkında olmadan
Örnek:
(adjective) yargısal, adli, hakemlik
Örnek:
(adverb) hevesle, dikkatle, keskin bir şekilde
Örnek:
(noun) dava, hukuk davası
Örnek:
(adjective) gözlemci, dikkatli, uyanık
Örnek:
(adjective) yasak, girilmez
Örnek:
(noun) yönetmelik, kararname, tüzük
Örnek:
(verb) çekti, çıkardı;
(adjective) gerilmiş, çekilmiş
Örnek:
Örnek:
(verb) azarlamak, paylamak, kınamak;
(noun) azarlama, paylama, kınama
Örnek:
(noun) karar, azmetme, çözüm
Örnek:
(adjective) sert, katı, tutulmuş;
(noun) ceset, ölü, cimri;
(verb) para ödememek, dolandırmak;
(adverb) çok, aşırı
Örnek:
(verb) doğrulamak, kanıtlamak, desteklemek
Örnek:
(verb) izinsiz girmek, tecavüz etmek, günah;
(noun) izinsiz giriş, tecavüz, günah
Örnek:
(verb) ihlal etmek, çiğnemek, kutsallığını bozmak
Örnek:
(phrase) takdirine bağlı olarak, isteğine göre
Örnek:
(verb) sıçramak, zıplamak, sınırlandırmak;
(adjective) sınırlı, çevrili, yönelik;
(noun) sıçrama, zıplama, sınır
Örnek:
(verb) sınırlandırmak, çevrelemek, etrafına çizmek
Örnek:
(noun) yürürlüğe koyma, çıkarma, yasalaştırma
Örnek:
(adjective) kusursuz, mükemmel, hatasız
Örnek:
(noun) ihlal, tecavüz, çiğneme
Örnek:
(adjective) meşru, yasal, haklı;
(verb) meşrulaştırmak, haklı çıkarmak, yasallaştırmak
Örnek:
(noun) dilekçe, başvuru;
(verb) dilekçe vermek, başvurmak
Örnek:
(phrase) konusunda, gelince
Örnek: