Matematik ve Mantık için SAT Kelime Bilgisi İçinde Matematik Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Matematik ve Mantık için SAT Kelime Bilgisi' içinde 'Matematik' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(verb) durdurmak, kesmek, dinlemek;
(noun) önleme, pas arası
Örnek:
(noun) düzlem, yüzey, uçak;
(verb) rendelemek, düzeltmek
Örnek:
(noun) işlev, görev, tören;
(verb) işlemek, çalışmak
Örnek:
(noun) model, maket, manken;
(verb) modellik yapmak, sergilemek, şekil vermek
Örnek:
(adjective) sürekli, devamlı, sabit;
(noun) sabit
Örnek:
(noun) ifade, dışavurum, deyim
Örnek:
(adjective) eşdeğer, denk, eşit;
(noun) eşdeğer, denk
Örnek:
(verb) kesişmek, çaprazlamak
Örnek:
(noun) serpilme diyagramı, saçılım grafiği
Örnek:
(adjective) değişken, istikrarsız;
(noun) değişken
Örnek:
(noun) ölçek, kapsam, pul;
(verb) tırmanmak, çıkmak, pullarını temizlemek
Örnek:
(noun) rakam, sayı, fizik;
(verb) düşünmek, tahmin etmek, çözmek
Örnek:
(noun) alan, toprak, saha
Örnek:
(noun) grafik, çizelge;
(verb) grafiğe dökmek, çizmek
Örnek:
(noun) histogram
Örnek:
(noun) aralık, süre, boşluk
Örnek:
(noun) lineer fonksiyon, doğrusal fonksiyon
Örnek:
(noun) rasyonel fonksiyon
Örnek:
(verb) koordine etmek, düzenlemek, uyum sağlamak;
(noun) koordinat;
(adjective) koordinat, eşdeğer
Örnek:
(noun) lineer denklem, doğrusal denklem
Örnek:
(verb) örtüşmek, karşılık gelmek, yazışmak
Örnek:
(noun) terim, ifade, süre;
(verb) nitelendirmek, adlandırmak
Örnek:
(noun) eksen, ittifak
Örnek:
(verb) tatmin etmek, karşılamak, ikna etmek
Örnek:
(noun) katsayı, faktör
Örnek:
(adjective) ikinci dereceden;
(noun) ikinci dereceden denklem, ikinci dereceden fonksiyon
Örnek:
(noun) gerileme, geri dönüş, regresyon
Örnek:
(adjective) eşit uzaklıkta
Örnek:
(adjective) doğrusal, aynı doğru üzerinde
Örnek:
(noun) teorem
Örnek:
(noun) dönem, süre, nokta;
(exclamation) nokta, bu kadar
Örnek:
(verb) değerlendirmek, tahmin etmek, ölçmek
Örnek:
(noun) bilimsel gösterim
Örnek:
(noun) diyagram, şema, çizim;
(verb) diyagramını çizmek, şematize etmek
Örnek:
(noun) matris, ortam, bağlam
Örnek:
(noun) faktöriyel;
(adjective) faktöriyel
Örnek:
(noun) vektör, taşıyıcı;
(verb) yönlendirmek, rotasını belirlemek
Örnek:
(noun) belirleyici, etken, determinant (matematik);
(adjective) belirleyici, karar verici
Örnek: