SAT'de Beşeri Bilimler ile ilgili kelime bilgisi İçinde Etkileşim Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'SAT'de Beşeri Bilimler ile ilgili kelime bilgisi' içinde 'Etkileşim' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) fırsat, kelepçe, anlaşma;
(verb) pazarlık etmek, anlaşmak
Örnek:
(noun) anlaşmazlık, tartışma, çekişme;
(verb) tartışmak, itiraz etmek, çekişmek
Örnek:
(noun) talep, istek, ihtiyaç;
(verb) talep etmek, istemek, gerektirmek
Örnek:
(verb) sitem etmek, suçlamak;
(noun) sitem, kınama
Örnek:
(verb) ikna etmek
Örnek:
(noun) ağ, şebeke, bilgisayar ağı;
(verb) ağa bağlamak, iletişim kurmak
Örnek:
(verb) ilişkilendirmek, bağlantı kurmak, katılmak;
(noun) ortak, iş arkadaşı;
(adjective) ön lisans, doçent
Örnek:
(verb) iletmek, aktarmak, bulaştırmak
Örnek:
(verb) vermek, bahşetmek, görüşmek
Örnek:
(verb) bilgilendirmek, haber vermek, şekillendirmek
Örnek:
(verb) anlatmak, nakletmek;
(noun) yeniden sayım, tekrar sayma
Örnek:
(verb) reçete etmek, yazmak, öngörmek
Örnek:
(noun) adres, konuşma, hitap;
(verb) hitap etmek, ele almak, adreslemek
Örnek:
(verb) konuşmak, sohbet etmek;
(noun) tersi, karşıtı;
(adjective) ters, karşıt
Örnek:
(verb) aydınlatmak, bilgilendirmek, öğretmek
Örnek:
(noun) protesto, itiraz;
(verb) protesto etmek, itiraz etmek
Örnek:
(verb) yalvarmak, rica etmek, savunmak
Örnek:
(verb) önermek, teklif etmek, evlenme teklif etmek
Örnek:
(verb) bildirmek, haber vermek, duyurmak
Örnek:
(verb) ikna etmek, kandırmak, okşamak
Örnek:
(verb) yalvarmak, dilemek
Örnek:
(verb) tavsiye etmek, önermek
Örnek:
(noun) dikkat, uyarı, ihtar;
(verb) uyarmak, ihtar etmek
Örnek:
(noun) ipucu, ima, işaret;
(verb) ima etmek, işaret etmek, belli etmek
Örnek:
(noun) gürültü, patırtı, yaygara;
(verb) gürültü yapmak, yaygara koparmak, talep etmek
Örnek:
(noun) bayrak yarışı, vardiya, takım;
(verb) iletmek, aktarmak, bildirmek
Örnek:
(noun) tartışma, kavga;
(verb) tartışmak, kavga etmek
Örnek:
(noun) rica, çağrı, iddia
Örnek:
(noun) sorgu, soru, soruşturma
Örnek:
(noun) yazışma, muhabere, uyum
Örnek:
(noun) cinsel ilişki, koitus, ilişki
Örnek:
(noun) emir, buyruk, istek
Örnek:
(noun) dilekçe, başvuru;
(verb) dilekçe vermek, başvurmak
Örnek:
(noun) nezaket, hoşbeş
Örnek:
(noun) telekomünikasyon
Örnek:
(noun) giriş, kabul, itiraf
Örnek:
(noun) şakalaşma, takılma, latife;
(verb) şakalaşmak, takılmak, latife yapmak
Örnek:
(noun) uyarı, ikaz, nasihat
Örnek: