Elektrik Endüstrisi İçinde Elektrik Güvenliği Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Elektrik Endüstrisi' içinde 'Elektrik Güvenliği' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈhæz.ɚd/
(noun) tehlike, risk;
(verb) tehlikeye atmak, göze almak
Örnek:
The construction site was full of potential hazards.
İnşaat alanı potansiyel tehlikelerle doluydu.
/ˈæk.sə.dənt/
(noun) kaza, talihsizlik, tesadüf
Örnek:
He was involved in a car accident.
Bir araba kazasına karıştı.
/rɪsk/
(noun) risk, tehlike;
(verb) riske atmak, göze almak
Örnek:
Smoking increases the risk of heart disease.
Sigara içmek kalp hastalığı riskini artırır.
/ɪˈlɛktrɪk ʃɑk/
(noun) elektrik çarpması, elektrik şoku
Örnek:
He received an electric shock when he touched the exposed wire.
Açıkta duran tele dokunduğunda elektrik çarpması yaşadı.
/ˈlɑːk.aʊt/
(noun) lokavt, işyeri kapatma, kilitleme
Örnek:
The company initiated a lockout after negotiations failed.
Müzakereler başarısız olduktan sonra şirket bir lokavt başlattı.
/ˌpɝː.sən.əl prəˈtek.tɪv ɪˈkwɪp.mənt/
(noun) kişisel koruyucu ekipman, KKD
Örnek:
Workers on the construction site must wear personal protective equipment, including hard hats and safety vests.
İnşaat sahasındaki işçiler, baret ve güvenlik yelekleri dahil kişisel koruyucu ekipman giymelidir.
/ˌɪn.səˈleɪ.ʃən/
(noun) yalıtım, izolasyon malzemesi, izolasyon işlemi
Örnek:
The house needs better insulation to keep it warm in winter.
Evin kışın sıcak kalması için daha iyi yalıtıma ihtiyacı var.
/ˈfaɪər ɪkˌstɪŋ.ɡwɪʃ.ər/
(noun) yangın söndürücü
Örnek:
Always know the location of the nearest fire extinguisher.
En yakın yangın söndürücünün yerini her zaman bilin.
/ɪˈmɜːr.dʒən.si ˈek.sɪt/
(noun) acil çıkış
Örnek:
In case of fire, please use the nearest emergency exit.
Yangın durumunda lütfen en yakın acil çıkışı kullanın.
/ˈwɔːr.nɪŋ ˌsaɪn/
(noun) uyarı işareti, ikaz levhası, tehlike sinyali
Örnek:
The yellow light is a warning sign that the traffic light is about to turn red.
Sarı ışık, trafik ışığının kırmızıya dönmek üzere olduğuna dair bir uyarı işaretidir.
/ˈɡraʊn.dɪŋ/
(noun) temel, altyapı, topraklama
Örnek:
He received a solid grounding in mathematics.
Matematikte sağlam bir temel aldı.
/ˈsɜːr.kɪt ˌbreɪ.kər/
(noun) devre kesici, sigorta
Örnek:
The lights went out because the circuit breaker tripped.
Devre kesici attığı için ışıklar söndü.
/ˈfɜːrst eɪd kɪt/
(noun) ilk yardım çantası, ilk yardım seti
Örnek:
Always keep a first aid kit in your car for emergencies.
Acil durumlar için arabanızda her zaman bir ilk yardım çantası bulundurun.