12. Sınıf İçinde Ünite 7: Yapay Zeka Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'12. Sınıf' içinde 'Ünite 7: Yapay Zeka' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(adjective) uygun fiyatlı, ekonomik
Örnek:
(noun) toplantı, meclis, kurul
Örnek:
(adjective) otomatik, içgüdüsel;
(noun) otomatik silah, otomatik tabanca, otomatik araba
Örnek:
(noun) çığır, buluş
Örnek:
(noun) kapasite, hacim, yetenek
Örnek:
(verb) işbirliği yapmak, ortaklaşa çalışmak
Örnek:
(noun) ticaret, iş
Örnek:
(adjective) karmaşık, kompleks, anlaşılması zor;
(noun) kompleks, binalar topluluğu, psikolojik sorun
Örnek:
(noun) sibernetik
Örnek:
(noun) delege, temsilci;
(verb) devretmek, yetki vermek, delege etmek
Örnek:
(verb) türetmek, elde etmek, dayandırmak
Örnek:
(adjective) tek kullanımlık, atılabilir, kullanılabilir
Örnek:
(adjective) elektronik
Örnek:
(verb) ortadan kaldırmak, elemek, dışlamak
Örnek:
(verb) yetki vermek, güçlendirmek, cesaretlendirmek
Örnek:
(verb) kapsamak, içermek, çevrelemek
Örnek:
(verb) ortadan kaldırmak, kökünü kazımak
Örnek:
(verb) genişletmek, büyütmek, yaymak
Örnek:
(adjective) geniş, kapsamlı, yayılmacı
Örnek:
(verb) yok etmek, imha etmek
Örnek:
(adjective) hakiki, gerçek, samimi
Örnek:
(noun) insanlık, beşeriyet
Örnek:
(adjective) daha düşük, aşağı, kalitesiz;
(noun) ast, daha düşük rütbeli
Örnek:
(verb) vermek, çektirmek
Örnek:
(adjective) etkileşimli, karşılıklı
Örnek:
(noun) müdahale, araya girme, müdahale (terapötik)
Örnek:
(adjective) hayatı tehdit eden, ölümcül
Örnek:
(noun) makine, makineler, mekanizma
Örnek:
(noun) arızalanma, işlev bozukluğu, aksaklık;
(verb) arızalanmak, işlevini yerine getirememek
Örnek:
(noun) insanlık
Örnek:
(verb) mekanize etmek
Örnek:
(noun) yanlış kullanım, kötüye kullanım;
(verb) yanlış kullanmak, kötüye kullanmak
Örnek:
(verb) motive etmek, teşvik etmek
Örnek:
(adjective) her şeye gücü yeten, mutlak güç sahibi
Örnek:
(adjective) eskimiş, modası geçmiş
Örnek:
(noun) devrim, köklü değişiklik, dönüşüm
Örnek:
(noun) bilim kurgu
Örnek:
(noun) yazılım
Örnek:
(noun) madde, öz, esas
Örnek:
(adjective) önemli, büyük, esaslı
Örnek:
(noun) gözetim, izleme
Örnek: