Avatar of Vocabulary Set Cehalet

Bilgi ve Anlayış İçinde Cehalet Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Bilgi ve Anlayış' içinde 'Cehalet' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

use your head

/juːz jʊər hɛd/

(idiom) kafanı kullanmak, akıllıca düşünmek

Örnek:

Come on, use your head! There must be a simpler way to do this.
Hadi, kafanı kullan! Bunu yapmanın daha basit bir yolu olmalı.

out of your depth

/aʊt əv jʊər dɛpθ/

(idiom) yetersiz kalmak, boyunu aşmak

Örnek:

I felt completely out of my depth in the advanced physics class.
İleri fizik dersinde kendimi tamamen yetersiz hissettim.

your guess is as good as mine

/jʊər ɡɛs ɪz æz ɡʊd æz maɪn/

(idiom) senin tahminin benimki kadar iyi, ben de bilmiyorum

Örnek:

Why did he leave so suddenly? Your guess is as good as mine.
Neden bu kadar aniden gitti? Senin tahminin benimki kadar iyi.

get the wrong end of the stick

/ɡɛt ðə rɔŋ ɛnd əv ðə stɪk/

(idiom) yanlış anlamak, olayı yanlış yorumlamak

Örnek:

I think you've got the wrong end of the stick; I meant we should meet for coffee, not dinner.
Sanırım yanlış anladın; kahve içmek için buluşalım dedim, akşam yemeği için değil.

not know beans about

/nɑt noʊ biːnz əˈbaʊt/

(idiom) hiçbir şey bilmemek, zerre kadar anlamamak

Örnek:

He claims to be an expert, but he doesn't know beans about quantum physics.
Uzman olduğunu iddia ediyor ama kuantum fiziği hakkında hiçbir şey bilmiyor.

for the life of you

/fɔr ðə laɪf əv ju/

(idiom) bir türlü, asla

Örnek:

I can't remember his name for the life of me.
Adını bir türlü hatırlayamıyorum.

closed book

/kloʊzd bʊk/

(idiom) kapalı kutu, bilinmeyen konu

Örnek:

Quantum physics is a closed book to me.
Kuantum fiziği benim için kapalı bir kutu.

(as) clear as mud

/əz klɪr əz mʌd/

(idiom) hiç anlaşılır değil, çok karmaşık

Örnek:

His explanation of the new policy was as clear as mud.
Yeni politika hakkındaki açıklaması hiç anlaşılır değildi.

not know your ass from your elbow

/nɑt noʊ jʊər æs frəm jʊər ˈɛl.boʊ/

(idiom) hiçbir şeyden anlamamak, aptal olmak

Örnek:

He's so incompetent, he doesn't know his ass from his elbow.
O kadar beceriksiz ki, hiçbir şeyden anlamıyor.

make heads or tails of

/meɪk hɛdz ɔr teɪlz əv/

(idiom) anlamak, çözmek

Örnek:

I can't make heads or tails of these instructions.
Bu talimatlardan hiçbir şey anlamıyorum.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren