Avatar of Vocabulary Set Alışkanlıklar ve Rutinler

Günlük yaşam İçinde Alışkanlıklar ve Rutinler Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Günlük yaşam' içinde 'Alışkanlıklar ve Rutinler' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

have your nose in a book

/hæv jʊər noʊz ɪn ə bʊk/

(idiom) kitap okumakla meşgul olmak, kitaplara gömülmek

Örnek:

She always has her nose in a book, even during family gatherings.
O, aile toplantılarında bile her zaman kitap okuyor.

business as usual

/ˈbɪz.nɪs əz ˈjuː.ʒu.əl/

(phrase) işler her zamanki gibi, olağan durum

Örnek:

After the storm, it was business as usual at the office.
Fırtınadan sonra ofiste işler her zamanki gibiydi.

by force of habit

/baɪ fɔrs əv ˈhæbɪt/

(idiom) alışkanlık gereği, alışkanlık icabı

Örnek:

He still checks his old email account every morning by force of habit.
Her sabah eski e-posta hesabını alışkanlık gereği kontrol ediyor.

be up to your (old) tricks

/bi ʌp tu jʊər (oʊld) trɪks/

(idiom) eski numaralarına başvurmak, yine bildiğini okumak

Örnek:

I saw him sneaking out with a bag of cookies; he must be up to his old tricks again.
Onu bir torba kurabiye ile gizlice dışarı çıkarken gördüm; yine eski numaralarına başvuruyor olmalı.

creature of habit

/ˈkriː.tʃər əv ˈhæb.ɪt/

(idiom) alışkanlık insanı, rutinlerine bağlı kişi

Örnek:

My grandfather is a creature of habit; he always has breakfast at 7 AM sharp.
Dedem bir alışkanlık insanı; her zaman sabah 7'de kahvaltı yapar.

gym rat

/ˈdʒɪm ræt/

(noun) spor salonu bağımlısı, fitness tutkunu

Örnek:

My brother is a real gym rat; he's there every day for hours.
Kardeşim tam bir spor salonu bağımlısı; her gün saatlerce orada.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren