Diğer Fiillerle Sabit İfadeler İçinde Duygular, Tepkiler ve İlişkiler Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Diğer Fiillerle Sabit İfadeler' içinde 'Duygular, Tepkiler ve İlişkiler' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /draɪv ˌsʌm.wʌn ˈkreɪ.zi/
(idiom) çıldırtmak, delirtmek, coşturmak
Örnek:
His constant complaining is starting to drive me crazy.
Sürekli şikayetleri beni çıldırtmaya başlıyor.
/miːn wel/
(idiom) iyi niyetli olmak, iyi düşünmek
Örnek:
I know he didn't mean to offend you; he just means well.
Seni kırmak istemediğini biliyorum; o sadece iyi niyetli.
/ber ə rɪˈzem.bləns tuː/
(phrase) benzemek, benzerlik göstermek
Örnek:
The new building bears a resemblance to an old factory.
Yeni bina eski bir fabrikaya benziyor.
/fɔːl ɪn lʌv/
(idiom) aşık olmak, sevdaya düşmek
Örnek:
They met at college and quickly fell in love.
Üniversitede tanıştılar ve çabucak aşık oldular.
/waɪn ənˈdaɪn/
(idiom) ağırlamak, yemek ve içki ikram etmek
Örnek:
The company decided to wine and dine their potential clients.
Şirket, potansiyel müşterilerini ağırlamaya karar verdi.
/fiːl ʌp tə/
(phrasal verb) hali olmak, kendini iyi hissetmek
Örnek:
I don't feel up to going out tonight.
Bu gece dışarı çıkacak halim yok.
/hæv ə fɪt/
(idiom) kriz geçirmek, çok sinirlenmek
Örnek:
My mom will have a fit if she sees this mess.
Annem bu dağınıklığı görürse kriz geçirecek.