Oxford 3000 - B2 İçinde B2 - T Harfi Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Oxford 3000 - B2' içinde 'B2 - T Harfi' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) hikaye, masal, yalan
Örnek:
(noun) tank, depo;
(verb) başarısız olmak, dibe vurmak
Örnek:
(noun) hedef, nişangah, amaç;
(verb) hedeflemek, nişan almak, yöneltmek
Örnek:
(verb) yırtmak, parçalamak, delik açmak;
(noun) gözyaşı
Örnek:
(adjective) geçici, muvakkat
Örnek:
(noun) terim, ifade, süre;
(verb) nitelendirmek, adlandırmak
Örnek:
(noun) terapi, tedavi
Örnek:
(verb) tehdit etmek, tehlike oluşturmak
Örnek:
(adverb) böylece, dolayısıyla, bu yüzden
Örnek:
(noun) zaman, saat, vakit;
(verb) zamanlamak, süre tutmak, ayarlamak
Örnek:
(noun) başlık, isim, unvan;
(verb) adlandırmak, başlık koymak
Örnek:
(noun) ton, ses, hava;
(verb) tonlamak, azaltmak, ayarlamak
Örnek:
(adjective) sağlam, dayanıklı, sert
Örnek:
(noun) yol, iz, hat;
(verb) takip etmek, izini sürmek, izlemek
Örnek:
(verb) aktarmak, transfer etmek, geçirmek;
(noun) aktarım, transfer, nakil
Örnek:
(verb) dönüştürmek, değiştirmek, çevirmek
Örnek:
(noun) geçiş, dönüşüm;
(verb) geçiş yapmak, dönüşmek
Örnek:
(noun) duruşma, yargılama, deneme;
(verb) denemek, test etmek
Örnek:
(noun) gezi, seyahat, takılma;
(verb) takılmak, düşmek, seyahat etmek
Örnek:
(adjective) tropikal, sıcak ve nemli
Örnek:
(noun) sorun, bela, zahmet;
(verb) rahatsız etmek, zahmet vermek
Örnek:
(adverb) gerçekten, doğru bir şekilde, hakikaten
Örnek:
(noun) güven, vakıf, tröst;
(verb) güvenmek, inanmak, emanet etmek
Örnek:
(verb) denemek, çalışmak, test etmek;
(noun) deneme, çaba
Örnek:
(noun) melodi, ezgi, akort;
(verb) akort etmek, ayarlamak, kanal değiştirmek
Örnek:
(noun) tünel;
(verb) tünel kazmak, oymak
Örnek: