Oxford 3000 - A2 İçinde A2 - M Harfi Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Oxford 3000 - A2' içinde 'A2 - M Harfi' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) posta, e-posta;
(verb) postalamak, e-postalamak
Örnek:
(adjective) ana, büyük, önemli;
(noun) binbaşı, ana dal, uzmanlık alanı;
(verb) ana dal olarak okumak, uzmanlaşmak
Örnek:
(adjective) erkek, erkeksi;
(noun) erkek, adam
Örnek:
(verb) yönetmek, idare etmek, başarmak
Örnek:
(noun) yönetici, müdür, menajer
Örnek:
(noun) işaret, iz, not;
(verb) işaretlemek, lekelemek, belirtmek
Örnek:
(verb) evlenmek, evlendirmek
Örnek:
(noun) malzeme, madde, materyal;
(adjective) maddi, önemli
Örnek:
(noun) matematik
Örnek:
(noun) madde, mesele, konu;
(verb) önemli olmak, fark etmek
Örnek:
(modal verb) olabilir, mümkün, yapabilir;
(noun) Mayıs
Örnek:
(noun) medya, araç, malzeme
Örnek:
(adjective) tıbbi;
(noun) tıbbi muayene, sağlık kontrolü
Örnek:
(noun) tıp, hekimlik, ilaç
Örnek:
(noun) hafıza, bellek, anı
Örnek:
(verb) bahsetmek, söz etmek;
(noun) bahsetme, söz etme
Örnek:
(noun) metal, heavy metal;
(verb) metal kaplamak, metal ile süslemek
Örnek:
(noun) yöntem, metot
Örnek:
(noun) orta, merkez, ortası;
(adverb) ortada, merkezde;
(adjective) orta, merkezi
Örnek:
(modal verb) olabilir, belki;
(noun) güç, kuvvet
Örnek:
(noun) zihin, akıl, dikkat;
(verb) aldırmak, beğenmemek, dikkat etmek
Örnek:
(noun) maden, ocak, mayın;
(verb) madencilik yapmak, kazmak, mayın döşemek;
(pronoun) benim, benimki
Örnek:
(noun) ayna, yansıma;
(verb) yansıtmak, taklit etmek
Örnek:
(adjective) mobil, hareketli;
(noun) cep telefonu, mobil, süs
Örnek:
(noun) maymun, yaramaz, haylaz;
(verb) oynamak, maymunluk yapmak
Örnek:
(noun) ay, doğal uydu;
(verb) popo göstermek, kıçını açmak, hayranlık duymak
Örnek:
(adverb) çoğunlukla, genellikle, ağırlıklı olarak
Örnek:
(noun) motosiklet;
(verb) motosiklet sürmek
Örnek:
(noun) hareket, akım, bölüm
Örnek:
(adjective) müzikal, müziğe düşkün;
(noun) müzikal
Örnek:
(noun) müzisyen
Örnek:
(pronoun) kendimi, kendime, kendim
Örnek: