weep kelimesinin Türkçe anlamı
weep İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
weep
US /wiːp/
UK /wiːp/
Fiil
1.
ağlamak, sızlamak
shed tears; cry
Örnek:
•
She began to weep silently after hearing the sad news.
Üzücü haberi duyduktan sonra sessizce ağlamaya başladı.
•
The child would often weep when separated from his mother.
Çocuk annesinden ayrıldığında sık sık ağlardı.
2.
akmak, sızmak
(of a wound or sore) discharge pus or liquid
Örnek:
•
The cut on his arm began to weep, indicating an infection.
Kolundaki kesik akmaya başladı, bu da bir enfeksiyonu işaret ediyordu.
•
The old stone walls weep with moisture after heavy rain.
Şiddetli yağmurdan sonra eski taş duvarlar nemden sızar.
İsim
ağlama, sızlanma
an act of weeping
Örnek:
•
A quiet weep escaped her as she remembered her lost pet.
Kaybettiği evcil hayvanını hatırladığında sessiz bir ağlama sesi çıktı ondan.
•
He had a good weep after the funeral.
Cenazeden sonra iyi bir ağlama yaşadı.