wandering kelimesinin Türkçe anlamı
wandering İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
wandering
US /ˈwɑn.dər.ɪŋ/
UK /ˈwɒn.dər.ɪŋ/
Sıfat
1.
gezgin, dolaşan
traveling aimlessly from place to place
Örnek:
•
A group of wandering musicians entertained the crowd.
Bir grup gezgin müzisyen kalabalığı eğlendirdi.
•
He spent his youth as a wandering scholar.
Gençliğini gezgin bir bilgin olarak geçirdi.
2.
dağınık, odaksız
not staying in one place; moving from one subject to another without purpose
Örnek:
•
Her mind was wandering during the long lecture.
Uzun ders sırasında aklı dağınıktı.
•
The old man's gaze was wandering, unfocused.
Yaşlı adamın bakışları dolaşıyor, odaklanmamıştı.