strains kelimesinin Türkçe anlamı

strains İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

strains

US /streɪnz/
UK /streɪnz/

İsim

1.

gerilmeler, zorlanmalar

a force tending to pull or stretch something to an extreme degree

Örnek:
The constant pressure put immense strains on the bridge.
Sürekli basınç köprüye büyük gerilmeler uyguladı.
The economic crisis put severe strains on public services.
Ekonomik kriz kamu hizmetleri üzerinde ciddi gerilimler yarattı.
2.

gerilme, incinme

an injury to a muscle or ligament caused by overstretching

Örnek:
He suffered several muscle strains during the game.
Maç sırasında birkaç kas gerilmesi yaşadı.
The doctor diagnosed him with a back strain.
Doktor ona sırt gerilmesi teşhisi koydu.
3.

tür, ırk

a particular breed, stock, or variety of an animal or plant

Örnek:
This new strain of wheat is resistant to disease.
Bu yeni buğday türü hastalıklara dayanıklıdır.
Scientists are studying different strains of bacteria.
Bilim insanları farklı bakteri suşlarını inceliyor.

Fiil

1.

zorlamak, yormak

to make a strenuous or unusually great effort

Örnek:
He had to strain to hear the faint whisper.
Zayıf fısıltıyı duymak için kulak kabartmak zorunda kaldı.
Don't strain your eyes by reading in the dark.
Karanlıkta okuyarak gözlerinizi yormayın.
2.

süzmek, filtrelemek

to pour (a liquid) through a porous material or filter in order to separate out any solid matter

Örnek:
She used a sieve to strain the pasta.
Makarnayı süzmek için süzgeç kullandı.
Remember to strain the sauce before serving.
Servis yapmadan önce sosu süzmeyi unutmayın.