straining kelimesinin Türkçe anlamı
straining İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
straining
US /ˈstreɪnɪŋ/
UK /ˈstreɪnɪŋ/
Fiil
1.
zorlamak, gerginleşmek
making a great effort to do something
Örnek:
•
He was straining to lift the heavy box.
Ağır kutuyu kaldırmak için zorlanıyordu.
•
Her eyes were straining to see in the dim light.
Gözleri loş ışıkta görmek için zorlanıyordu.
2.
incitmek, zorlamak
injuring a part of the body by overexertion
Örnek:
•
He ended up straining his back while moving furniture.
Mobilya taşırken sırtını incitti.
•
Be careful not to strain your neck.
Boynunu zorlamamaya dikkat et.
Sıfat
gergin, zorlayıcı
causing tension or difficulty
Örnek:
•
The relationship became increasingly straining.
İlişki giderek daha gergin hale geldi.
•
It was a very straining period for everyone involved.
İlgili herkes için çok gergin bir dönemdi.