sorrel kelimesinin Türkçe anlamı

sorrel İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

sorrel

US /ˈsɔːr.əl/
UK /ˈsɒr.əl/
"sorrel" picture

İsim

1.

kuzukulağı

a European plant of the dock family, with edible acid-tasting leaves used in salads and sauces.

Örnek:
She added fresh sorrel to the salad for a tangy flavor.
Salataya keskin bir tat vermek için taze kuzukulağı ekledi.
Sorrel soup is a traditional dish in many Eastern European countries.
Kuzukulağı çorbası birçok Doğu Avrupa ülkesinde geleneksel bir yemektir.
2.

kızıl kahverengi, sorrel rengi

a reddish-brown color.

Örnek:
The horse had a beautiful sorrel coat.
Atın güzel bir kızıl kahverengi kürkü vardı.
She painted the barn a deep sorrel.
Ahırı koyu kızıl kahverengiye boyadı.

Sıfat

kızıl kahverengi

of a reddish-brown color.

Örnek:
The jockey rode a beautiful sorrel mare.
Jokey güzel bir kızıl kahverengi kısrağa bindi.
His beard was a striking sorrel, contrasting with his grey hair.
Sakalı, gri saçlarıyla tezat oluşturan çarpıcı bir kızıl kahverengiydi.