restricted kelimesinin Türkçe anlamı

restricted İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

restricted

US /rɪˈstrɪk.t̬ɪd/
UK /rɪˈstrɪk.tɪd/
"restricted" picture

Sıfat

1.

kısıtlı, sınırlı

limited in extent, amount, or access

Örnek:
Access to this area is restricted to authorized personnel only.
Bu alana erişim sadece yetkili personele kısıtlıdır.
The new policy has a more restricted budget.
Yeni politikanın daha kısıtlı bir bütçesi var.
2.

kısıtlanmış, engellenmiş

(of a person) having limited freedom of action

Örnek:
He felt restricted by the strict rules of the organization.
Organizasyonun katı kuralları yüzünden kendini kısıtlanmış hissetti.
Her movements were restricted by the tight dress.
Hareketleri dar elbise yüzünden kısıtlanmıştı.