reconciled kelimesinin Türkçe anlamı
reconciled İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
reconciled
US /ˈrɛk.ən.saɪld/
UK /ˈrɛk.ən.saɪld/
Sıfat
1.
barışmış, kabullenmiş
having accepted a disagreeable but inevitable situation
Örnek:
•
She was finally reconciled to the fact that she would never be a famous singer.
Sonunda ünlü bir şarkıcı olamayacağı gerçeğiyle barıştı.
•
He felt reconciled to his fate after years of struggle.
Yıllarca süren mücadelenin ardından kaderiyle barışmış hissetti.
2.
barışmış, uzlaştırılmış
brought back into agreement or harmony
Örnek:
•
The estranged couple was finally reconciled after months of therapy.
Ayrı düşen çift, aylarca süren terapinin ardından nihayet barıştı.
•
Their differences were reconciled, and they moved forward as a team.
Farklılıkları uzlaştırıldı ve bir ekip olarak ilerlediler.
İlgili Kelime: