puncturing kelimesinin Türkçe anlamı

puncturing İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

puncturing

US /ˈpʌŋktʃərɪŋ/
UK /ˈpʌŋktʃərɪŋ/

Fiil

1.

patlatmak, delmek

making a puncture in (something)

Örnek:
The sharp rock was responsible for puncturing the tire.
Keskin kaya lastiği patlatmaktan sorumluydu.
He accidentally punctured the balloon with a pin.
Yanlışlıkla balonu bir iğneyle patlattı.
2.

zedelemek, zayıflatmak

undermining the force or effectiveness of (something)

Örnek:
His sarcastic comment ended up puncturing the celebratory mood.
Alaycı yorumu kutlama havasını bozdu.
The scandal was effective in puncturing his reputation.
Skandal, itibarını zedelemede etkili oldu.