precipitous kelimesinin Türkçe anlamı

precipitous İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

precipitous

US /priːˈsɪp.ə.t̬əs/
UK /prɪˈsɪp.ɪ.təs/

Sıfat

1.

sarp, dik

dangerously high or steep

Örnek:
The hikers carefully navigated the precipitous mountain trail.
Yürüyüşçüler sarp dağ yolunda dikkatlice ilerlediler.
They built their house on a precipitous cliff overlooking the ocean.
Evlerini okyanusa bakan sarp bir uçurumun üzerine inşa ettiler.
2.

aceleci, ani

done with very great haste and without due deliberation

Örnek:
The company made a precipitous decision to lay off half its workforce, leading to widespread criticism.
Şirket, işgücünün yarısını işten çıkarma konusunda aceleci bir karar aldı ve bu durum yaygın eleştirilere yol açtı.
His precipitous departure from the meeting surprised everyone.
Toplantıdan aceleci ayrılışı herkesi şaşırttı.