posed kelimesinin Türkçe anlamı

posed İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin

posed

US /poʊzd/
UK /pəʊzd/

Sıfat

poz verilmiş, yapmacık

arranged in a particular way for a photograph or painting

Örnek:
The family stood in a carefully posed group for the portrait.
Aile, portre için dikkatlice poz verilmiş bir grup halinde durdu.
Her smile looked a little too posed to be natural.
Gülümsemesi doğal olmak için biraz fazla yapmacık görünüyordu.

Geçmiş Zaman

1.

oluşturdu, ortaya koydu

presented or constituted a problem, danger, or difficulty

Örnek:
The sudden change in weather posed a challenge for the climbers.
Hava durumundaki ani değişiklik dağcılar için bir zorluk oluşturdu.
The new regulations posed a threat to small businesses.
Yeni düzenlemeler küçük işletmeler için bir tehdit oluşturdu.
2.

poz verdi, duruş sergiledi

adopted a particular position in order to be photographed, painted, or drawn

Örnek:
The model posed gracefully for the camera.
Model, kamera için zarifçe poz verdi.
He posed for a quick selfie with his fans.
Hayranlarıyla hızlı bir selfie için poz verdi.