poisoned kelimesinin Türkçe anlamı
poisoned İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
poisoned
US /ˈpɔɪ.zənd/
UK /ˈpɔɪ.zənd/
Sıfat
1.
zehirli, zehirlenmiş
having been affected by poison
Örnek:
•
The detective found a poisoned drink at the crime scene.
Dedektif olay yerinde zehirli bir içecek buldu.
•
He was rushed to the hospital after eating poisoned food.
Zehirli yiyecek yedikten sonra hastaneye kaldırıldı.
2.
zehirli, kötü niyetli
full of malice or bitterness
Örnek:
•
Their relationship was poisoned by jealousy and mistrust.
İlişkileri kıskançlık ve güvensizlikle zehirlenmişti.
•
He spoke with a poisoned tongue, spreading rumors and negativity.
Zehirli bir dille konuşarak dedikodular ve olumsuzluklar yaydı.
Geçmiş Zaman Ortacı
zehirlenmiş, zehirlemek
to administer poison to (a person or animal)
Örnek:
•
The king was secretly poisoned by his enemies.
Kral düşmanları tarafından gizlice zehirlendi.
•
The well was poisoned to prevent the invading army from getting water.
İstila eden ordunun su almasını engellemek için kuyu zehirlendi.
İlgili Kelime: