outlets kelimesinin Türkçe anlamı
outlets İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
outlets
US /ˈaʊt.lɛts/
UK /ˈaʊt.lɛts/
Çoğul İsim
1.
satış noktaları, mağazalar
places from which goods are sold or distributed
Örnek:
•
The company has retail outlets in major cities.
Şirketin büyük şehirlerde perakende satış noktaları var.
•
They are planning to open more food outlets next year.
Gelecek yıl daha fazla yemek satış noktası açmayı planlıyorlar.
2.
prizler, elektrik prizleri
sockets in a wall into which electrical devices can be plugged
Örnek:
•
There aren't enough electrical outlets in this room.
Bu odada yeterli elektrik prizleri yok.
•
Make sure all appliances are plugged into grounded outlets.
Tüm cihazların topraklı prizlere takılı olduğundan emin olun.
3.
çıkış noktaları, ifade yolları
means of expressing one's talents, energy, or emotions
Örnek:
•
She found a creative outlet in painting.
Resimde yaratıcı bir çıkış noktası buldu.
•
Sports provide a healthy outlet for aggression.
Spor, saldırganlık için sağlıklı bir çıkış yolu sağlar.
İlgili Kelime: