murderous kelimesinin Türkçe anlamı
murderous İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
murderous
US /ˈmɝː.dɚ.əs/
UK /ˈmɜː.dər.əs/
Sıfat
1.
cinayet, öldürücü
capable of or intending to murder; involving murder
Örnek:
•
He gave her a murderous look.
Ona öldürücü bir bakış attı.
•
The police are investigating a series of murderous attacks.
Polis, bir dizi cinayet saldırısını araştırıyor.
2.
öldürücü, çok zor
extremely difficult or unpleasant
Örnek:
•
The heat was absolutely murderous.
Sıcaklık kesinlikle öldürücüydü.
•
They faced a murderous schedule to meet the deadline.
Son teslim tarihine yetişmek için öldürücü bir programla karşı karşıya kaldılar.
İlgili Kelime: