longsightedness kelimesinin Türkçe anlamı
longsightedness İngilizce'de ne anlama geliyor? Lingoland ile bu kelimenin anlamını, telaffuzunu ve özel kullanımını keşfedin
longsightedness
US /ˈlɔŋˌsaɪtɪdnəs/
UK /ˌlɒŋˈsaɪ.tɪd.nəs/
İsim
1.
uzağı görememe, hipermetropi
a defect of vision caused by the eye focusing images behind the retina, resulting in difficulty in seeing near objects clearly; hyperopia.
Örnek:
•
She inherited longsightedness from her mother.
Annesinden uzağı görememe miras kaldı.
•
Corrective lenses can help with longsightedness.
Düzeltici lensler uzağı görememeye yardımcı olabilir.
Eş Anlamlı:
2.
ileriyi görme, öngörü
the ability to plan for the future; foresight.
Örnek:
•
His longsightedness in business decisions led to great success.
İş kararlarındaki ileriyi görme yeteneği büyük başarıya yol açtı.
•
The company's longsightedness helped them adapt to market changes.
Şirketin ileriyi görme yeteneği, pazar değişikliklerine uyum sağlamalarına yardımcı oldu.
Eş Anlamlı: